Kurt

Türkler

Türk (veya Türük, Török, Törk) adı Türkçe belgelerde ilk defa Kül Tigin ve Bilge Kağan yazıtlarında geçer. Türk adı ilk dönemlerde bir toplumu adından daha çok bir siyasi mensubiyeti belirleyen bir ad olarak ortaya çıkmıştır. Daha sonralardan belli bir kavmi nitelemiştir. Türk milletler arasında en büyük, en yüce millete verilen isimdir. Bu kelimenin “türe-” eyleminden, “töre” isminden türetildiği ve türeyen, töreli, tüzüklü(kanunlu) anlamına geldiği düşünülmektedir. Türk kelimesi daha sonralarda güçlü, kuvvetli, türeyen anlamlarına gelir. Ziya Gökalp’e göre töreli, töre sahibi anlamlarına da gelmektedir.
Türklüğün en önemli sembolü tartışmasız bozkurttur. Ergenekon Destanı’na göre dişi bir bozkurtun Türklere yol gösterdiği söylenmektedir. Bozkurt özgürlüğüne son derece düşkün bir hayvandır. Eğer biz bozkurt yakalanırsa tüm hayvanların aksine gırtlak kısmında öd denen keseyi yırtarak intihar eder. Dünyadaki tüm hayvanların aksine evcilleştirilemeyen tek hayvandır. Bozkurt sürüsü sağdan ve soldan giden öncüler, akabinde de göbekten gelen ana kuvvetle saldırırlar düşmanına bu olay bize Türklerin büyük zaferlerinde çok etkili olan turan taktiği bir diğer adıyla kurt kapanını hatırlatıyor. Bozkurtlar teşkilat halinde yaşam sürerler, karda yürüyen çok sayıda bozkurt grubununun ayak izlerini takip etseniz sadece bir tane kurt ayak izi görebilirsiniz, o kadar dikkatli ve organizedirler çünkü grup önden giden liderin ayak izlerine basarak ilerler. Bozkurt cesaretli ve ölümüne savaşan bir yapıya sahiptir esareti asla kabul etmez. Bozkurtlarda bir yavrunun hem annesi hem babası ölse dahi o yavru hayatta kalır çünkü grup hiyerarşisi buna müsaade etmez. Bizim sembolümüz, Gök yeleli bozkurttur; yani “Gökbörü”. Bu kurt türü sadece Orta Asya dolaylarında yaşamaktadır.
Türk milleti bozkurtu bu taşıdığı özelliklerden dolayı kendine sembol edinmiştir. Türk milleti asırlarca bozkurtlaşan şahsiyetler yetiştirmiştir. Bozkurt bu nedenle tarihimiz içinde bayrak olarak da kullanılmıştır.

Türklüğün bir başka sembolü ise ”Çift başlı kartal”dır. Orta Asya Türk inancına göre, insanlara gökyüzü ve yeryüzü yolculuklarında refakat eden koruyucu varlıklar kuş şeklindedir. Yükseklik, ululuk timsali kartalın, kutsal sayılması Altay kaya resimlerinden bellidir. Türkler kılıç kabzalarında bozkurt, at ve çift başlı kartal kabartma figürlerini kullanmışlardır.Orta Asya inanışlarında ve şamanist eski Türkler de “Kartaldan türeme” inancı oldukça yaygın görülmektedir. Bu inanış efsanelerde de kendini gösterir; Yakut Türklerinde rastladığımız bu efsane şamanın kartaldan türediğine dairdir. Yakutların, uzun direklerin tepesine çift başlı kartal yontusu koydukları biliniyor.Ayrıca Attila’nın ordusunun sancağı üzerinde Bozkurt ile beraber kartalında var olduğu biliniyor. Selçuklu Devleti’de bayrağında çift başlı kartalı kullanmıştır.

Türkler beş bin yıllık tarihi boyunca nice hayvanları, nesneleri (ok, yay, at, kılıç gibi) kendilerine sembol edinmiştir. Ben bugünkü yazımda fazla uzatmamak için en beğendim iki tanesini sizlere anlattım.

Gelelim Türklerin fiziksel özelliklerine. Türk ırkının cildi genellikle beyaz tenlidir, gözleri badem şeklindedir. Boyları kısadır erkekler 165-180, kadınlar ise 150-170 aralığındadır. Türklerin kafatasının arkasında çıkıntı (Turan çıkıntısı) olması sık rastlanan bir anatomik özelliktir. Kaslı ve atletik vücuda sahiptir.

Türk Tarihi Araştırmanı Aşkın Calap

 

 

Yorum Yap

Yorum yapmak için lütfen Giriş yapın.