Türk Eğitim Sistemine Genel Bakış

Türkiye’de eğitim denilince aklınıza ilk ne geliyor? Kulaktan kulağa yayılan, herkesin ağzına pelesenk olmuş bir laf vardır ya: “Türkiye’de eğitim sistemi yok.” Herkes bunu hemen söyleyiverir eğitim ile ilgili konuşulan bir ortamda bulunduğunda. Ancak bu nereye gider? Söylediğimiz bu sözün anlamı, değeri nedir? Hiç düşüneniniz var mı? Gelin birkaç pencereden bakalım bu söze.

Türkçe ve anlam açısından baktığımızda olmayan bir şeyi ifade ediyor görünürüz. Ancak pek tabii Türkiye’de eğitim sistemi vardır. Türkçe’nin bize kattığı anlam zenginliği ile birlikte bu sözümüz çok da yadırganmaz aslında. Kötü olan bir şeye yok etmek, onu egale etmek en kolay başvurduğumuz yoldur.

Evet bu cümle anlamlıdır. Ama gerekli midir? Söylediğimiz bir sözün değerlendirilebilir nitelik taşıması için temelde 2 noktaya doğru vurgu yapması gerekir.

1- Söylediğimiz söz anlamlı ve tutarlı olmalıdır.

2- Söylediğimiz söz gerekli olmalıdır.

Pragmatist bakış açısında bu sözün hiçbir değeri yoktur. Bunu söylemek bize hiçbir şey kazandırmaz. Sahi, bugün sorsak bu sözü söyleyen 100 kişiye, kaç tanesi bize bunun çözümü için öneri verebilir. Türk eğitim sistemi onlara göre ne zaman doğru olmuştur veya var olmuştur.

Türk eğitim sistemi 2005 yılından beri yapılandırmacı yaklaşımın altında şekillendirilmeye çalışılan bir değerdir. Özellikle eğitimin ve eğitimle ilgili her olgunun değer olarak tanımlanması gerektiğini düşünenlerdenim. Eğitim, ancak toplum düzenine göre şekillenirse başarılı olur. Ülkemizde yıllardır yapılan belki de en büyük hata farklı ülke ve toplumlarında başarılı olmuş eğitim sistemlerini direkt olarak Türkiye’ye uygulama çabamızdır. Gelin görün ki günümüze kadar boşa kürek çekmiş ve hala inatla bu yoldan gitmeye devam etmekteyiz.

Okulun toplumu değil, toplumun okulu olur.

Okul bize bir toplum sunmaz, bambaşka bir toplum vaat etmez. Okul, var olan ve belli değerler üzerine kurulmuş toplumu şekillendirir ve istenilen ölçü ve yönlerde geliştirmek için çaba sarf eder.

Peki ne yapmalıyız?

Öncelikle toplum yapımızı oldukça ayrıntılı biçimde incelemeli ve gerekli tespitleri doğru yapmalıyız. Eğer biz toplum olarak ödev yapmayı sevmiyorsak, bunu daha başarılı ve çalışkan gözükmek için ödev yapmayı seviyoruz diye raporlandırmamalıyız. Kötü ve eksik yönlerimizi kesin hatlarda ve doğru belirlemeliyiz. Yine aynı örnekten gidelim. Şayet Türk toplumu olarak bizler ödev yapma konusunda isteksiz ve başarısız oluyorsak, yeni inşa edeceğimiz eğitim sisteminde ödeve yer vermemeliyiz. Onun yerine çok daha yatkın ve istekli olduğumuz yönlerde ilerleme kaydetmeliyiz. İnanın bana olmayacak şeyleri konuşmuyorum sizinle. Biraz sabır, biraz samimiyet ve çokça çalışkanlık bizi ileriye götürecektir.

Benim bir hayalim var. Benim hayalim, yarın diğer Avrupa ülkelerinin temsilci göndererek incelemek istediği ve imrenerek baktığı bir TÜRK EĞİTİM SİSTEMİ. Bunun için yapılacak şey belli; çalışacağız.

Yorum Yap

Yorum yapmak için lütfen Giriş yapın.