türkiye-musul

Musul, Kerkük ve Birtakım Sorunlar

Özellikle Anadolu’nun doğusunda baş gösteren ve “Kürt Sorunu” olarak adlandırılan, Kürtlerin Türkiye, Irak, Suriye, İran gibi Ortadoğu ülkelerinden aldığı topraklarla bağımsız bir Kürt Devleti kurulması sorunudur. Yüzyıllarca Türk ve Arap toplumların yaşadığı bu topraklarda Kürtlerin bu denli hak iddia etmesi elbette ki sebepsiz değildir. Burada bir devlet kurmak, toprak iddia etmek için sürekli kendilerine atalar türetmiş, kendilerini burada daha önce kurulan devletlerin hanedanları ile bağdaştırmışlardır. Ancak gelin görün ki; yapılan onlarca araştırmaya rağmen hiçbir Kürt yazılı belgesine, anıtına ya da Kürtlerle bağdaştırılabilecek bir nesneye rastlanamamıştır. Acaba son yıllarda da iyice alevlenen bu tartışmada Kürtler, referanduma bile gidecek cesareti nereden almışlardır ?

Kürtlerin toprak istediği bölgelerin başında, Türk Misak-ı Millisi’nin de içinde bulunan Musul ve Kerkük çevresi vardır. Bu çevre geçtiğimiz yüzyıllarda çok kez el değiştirmiş ve birçok devlet tarafından yönetilmiştir. Osmanlı İmparatorluğu’nun, Arap Yarımadası ve dahi Orta Asya devletleri ile bağlantısı bu güzergâhtan gerçekleşmiştir. Yıllarca Türk koruması ile kalkınan, gelişen bu şehirler, alçakça ihanetler sonucu elden çıkmış, Türk topluklukları Anadolu’ya göçmüştür. Ancak hâlâ Türk kültür ve mirasından birçok eser taşımaktadır.

Sanayi Devrimi ile hammade ihtiyacı için her kıtadan sömürge edinen Avrupa devletleri, petrol kokusu aldıkları Ortadoğu’ya göz dikmiş, onyıllarca önceden bu topraklara fitne ve kötülüklerini göndermişlerdir. Başını İngiltere’nin çektiği bu devletler, burada siyasi boşluk yaratarak yıllarca petrolden yararlanmışlardır. Günümüzün yayılımcı devleti ABD ise bu emellerini gerçekleştirmek için Ortadoğu Devletlerini parçalamak ve petrol yataklarının ortasında kendine bağlı bir rezerv devleti kurmak istemişlerdir. Bunun için Kürtleri seçen ABD, onlara her türlü desteği vererek, başta Türkiye Cumhuriyeti olmak üzere diğer devletleri buradan uzaklaştırmak istemektedir. Kışkırtılan Kürtler ise yıllarca himayesi altına yaşadıkları Türklere ihanet etmiş, daha önce bu toprakların elden çıkmasına sebep olmuştur. Sıradaki hedefleri ise buraya sömürgeci devletleri sokmaktır.

Şimdi Kürtlerin kendi ataları olarak öne sürdüğü en büyük devletin incelemesini sizinle paylaşmak istiyorum:

– Med İmparatorluğu
Medler’in tarihsel kaynaklarda en eski anlatımına Asur Kralı olan III. Şalmaneser döneminde rastlanmaktadır. Medler bu dönemde Babiller ile ittifak kurarak Asurluları yenmişlerdir. İran toprakları üzerinde hüküm süren Medler, M.Ö 6. yüzyılda Anadolu topraklarından Afganistan’a kadar geniş topraklara hükmetmişlerdir. İmparatorluk, M.Ö 550 yılında Büyük Kiros’un büyükbabası Kral Astiages tarafından yenildikten sonra Ahameniş İmparatorluğu ile birlikte hükümdarlığını sürdürmüştür. Fakat Ahameniş İmparatorluğu M.Ö 330 yılında Büyük İskender tarafından fethedilmiş ve tarihe karışmıştır. Daha sonra bölgede Pers İmparatorluğu kurulmuştur. Göründüğü üzere Kürt ismi veya bağdaştırılacak herhangi bir şey ile karşılaşmıyoruz.

Kürtler bu bölgelerde küçük devletler kurmaya çalışmışlar lâkin hepsi kısa sürede tarih olmuştur. Çünkü bu topraklar zengin ve verimli olduğundan birçok kez işgale maruz kamıştır. İşgal eden devletler buradaki halkı köleleştirmişler, üstelik de bu zenginlikten faydalanmışlardır. Ancak bu topraklar Türk akınlarıyla ferahlamış, huzur bulmuştur.

Öz Türk yurdu olan Musul ve Kerkük işte böyle hem ülkemizin gelişmesi ve sanayileşmesi için hem de Orta Asya ve Arap yarımadası ile iletişim için çok önemli noktalardır. Biz Türk gençlerine düşen buraya yabancı sokmamak, Misak-ı Milli’de de görünen yurtlarımızı tekrar vatan hudutlarına katmaya uğraşmaktır.

 

Yorum Yap

Yorum yapmak için lütfen Giriş yapın.