Basri Gocul

Basri Gocul

Meçhul destan şairimiz Basri Gocul, 15 Mart 1910 tarihinde Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde doğdu.

Babası “Uzun” lâkaplı Arif Ağa, annesi Hamide Hanım’dır.Kendisi; dört erkek, iki kız olan altı kardeşten beşincisidir.

Basri Gocul, ilköğrenimini Şücaeddin Zükûr Mektebinde, ortaöğrenimini Edirne Ziraat Mektebinde tamamladı.Fakat ailevî ve maddî sebeplerden ötürü yüksek öğrenime başlayamadı, hayata erken atılmak zorunda kaldı.

1927 yılında okul hayatı bitince kendisini tek bir gayeye verdi:Türk Millî Destanı’nı nazma çekmek…

Basri Gocul, bu amacından dolayı öğretmenliği seçti.27 Eylül 1927’de Tekirdağ’ın Saray ilçesinin Edir köyünde öğretmenliğe başladı.

Ayrıca tıpkı Fin millî destanı Kalevala’nın derleyicisi Lönnrot gibi birçok köyde dolaşarak folklor araştırmaları yaptı.Millî Destanımızı yazmaya koyuldu.

1943 yılında Ulviye Hanım’la evlendi.Bu evlilikten Tancıl ve Kemalist adlarında iki erkek çocuğu dünyaya geldi.

Edebî hayatına 1936 yılında kızıl şair (!) Nâzım Hikmet’e sert bir hücum olan “Bir Nâra” kitapçığı ile başladı.Bunu “Apaçık” ve “Aydın Yaylalarında” adlı kitaplar izledi.

Sonrasında Çınaraltı, Orhun, Orkun, Tanrıdağ, Aras ve Türkeli gibi birçok muhtelif Türkçü/milliyetçi dergilerde yazmaya başladı.

1938’den sonra Bolu’da da öğretmenlik yapmaya başladı.

Farsların destanı olan Şehnâme’yi aslından okumak için Farsça öğrendi.

Büyük bir titizlikle ve millî bir heyecanla hazırladığı Oğuzlama sayesinde, 1944 yılında Türk Dil Kurumu tarafından ödüllendirildi.Fakat Basri Gocul için mühim olan para ödülünden çok eserinin basılması ve yayılması idi.

Oğuzlama için TDK tarafından basılma sözü verildiği hâlde bu sözün yerine getirilmemesi Basri Gocul’u üzdü ve öfkelendirdi.

Basri Gocul, bu harekete şu beyitle cevap verdi:

Bilirim sevdiğiniz şairin nasılıdır?
Öyle ki kitapları Rusya’da basılıdır.

Kendisi Oğuzlama eserini kısıtlı imkânlarla fasiküller hâlinde yayımladı.

1960’lı yıllarda da Bursa’da öğretmenlik yaptığı sırada birçok eser hazırladı.Ünlü kişilerin vecizelerini nazma çekmiş, birçok taşlama kitapçıkları hazırlamıştır.Kendisinin Millî Kütüphane’de 50’den fazla eseri bulunmaktadır.

Ayrıca Bursa’da türbedarlık ve müze memurluğu gibi çeşitli vazifelerde de bulunmuştur.

Basri Gocul bütün çilelere, maddî sıkıntılara ve çeşitli engellere rağmen 12.521 mısralık Türk Millî Destanı Oğuzlama’yı tamamlamak başarısına erişmiştir.

Onun 66 yıllık ömrü Türklük icin hazırlamak istediği eserler ve çektiği sıkıntılarla geçmiştir ama o yine de bundan gocunmamış, şu beyitle kendi hayatını bir bakıma özetlemiştir:

Sessiz sessiz yaşasaydım ben de keşki,
Ne mübarek belâ imiş millet aşkı!

Yıllardır nice dertlerle hazırladığı Oğuzlama eserini hazırlamaktami amacını da yine bir beyitle özetlemiştir:

Ey kahraman soyum! Öğün
Eşin yok altında göğün

Basri Gocul, 28 Mart 1969 tarihinde Bursa Merkez Balaban Bey İlkokulundaki görevinden kendi isteğiyle emekliye ayrılmıştır.

Şüphesiz ki Basri Gocul, ömrünü hasrettiği Millî Destanımızı nazma çekme ülküsünü bir karşılık için gerçekleştirmemiştir lâkin makam-mevki sahiplerinin Türklük mefâhirinden bu denli uzak oluşu onu oldukça üzmüştür.

Bundan dolayı da şu beyit ortaya çıkmıştır:

Gerekken yepelenmek,
İstendim tepelenmek!

Hüseyin Nihâl Atsız da Orkun Dergisi’nin 1951 yılındaki 34. sayısında Basri Gocul ve eserinden övgüyle bahsetmiştir.

Meçhul destan şairimiz Basri Gocul, 9 Ocak 1976 günü Bursa’da vefat etmiş ve Emir Sultan Kabristanına defnedilmiştir.

Mezar taşı kitabesi için şu beyti bırakmıştır:

Sevinçsiz yaşatılmış şehnâmeci bir şair,
Bu mezara gömülmüş bulunuyor, zair!

Cezmi Giray
Cezmi Giray

Cezmi Giray Son Yazıları (Hepsi)

Yorum Yap

Yorum yapmak için lütfen Giriş yapın.