Yıkın Tabuları

Yıkın Tabuları!

İnsanoğlu, yaradılıştan bu yana sürekli olarak korkuları aracılığıyla davranışlarını kontrol etmiştir. Bu korkuların asıl sebebi içgüdülerdir. Kimi zaman savunma içgüdüsüyle, kimi zaman ise toplumsal normlara uyma içgüdüsüyle insanlar korku duyarlar.

Savunma içgüdüsüne dayanan korkuya örnek vermek gerekirse, vahşi hayvanların çevresindeki canlılara gösterdiği tutum iyi birer örnektir. Kendisini savunmak için kaçabilir, görsel ve işitsel olarak korkutucu görünmeye çalışabilir, ya da saldırabilir. Bu durumlar, onun korku içerisinde olduğunun en belirgin kanıtıdır.

Toplumsal normlara uyma içgüdüsüne dayanan korkuya en iyi örnek ise insanlardır. İnsanlar sürekli olarak bir yarış içerisindedir. Bu yarışın sebebi, başarılı olmak, güçlü olmak, toplum içerisinde kendine önemli bir rol edinmek gibi insani arzulardır.

İnsanlara bu yarışta yıllardan beri doğru bildiği şeylerin yanlış olduğunu söylemek, büyük kitlelerce kabul gören düşüncelerin bir yanılgıdan ibaret olduğunu göstermek onları korkutacaktır. Çünkü insanoğlu, değişimden ve toplumdan soyutlanmaktan korkar. Bu yüzden günümüzde uygulanan cezaların büyük çoğunluğu, suçluların özgürlüklerini kısıtlayarak toplumdan uzaklaştırır. Dolayısıyla insanlar, genel olarak doğru kabul edilmiş düşünceleri, kendilerinin de kabul etmek zorunda hissine kapılırlar.

Bütün insanların kendine özgü bir düşünce,davranış,inanç özgürlüğü vardır. Bu özgürlükler başkalarının özgürlüğünü olumsuz yönde etkilemedikçe kısıtlanmamalıdır. Ne yazık ki toplumsal tabular, bu özgürlükleri insanın elinden çalmaktadır. Bu tabular toplumda dogmatik olarak kabul edilmiştir ve bu dogmatikliği çiğneyecek çok az cesur insan vardır. Sizler bizlerde bu dogmatikliği bir kenara atıp sorgulamalı, yalana yanlışa dayanıp kalıplaşmış tabuları yıkmalıyız.

Günümüzde tabular,

“Demokrasiyi uygun görmemek, Atatürk düşmanlığı,
Mevlana’nın sapık ve şirk koşan biri olduğunu kanıtlamak, dinsizlik,
Necip Fazıl ya da Nazım Hikmet gibi yazarların dönekliklerini ve hainliklerini ortaya çıkarmak, sanat düşmanlığı”

gibi iftiralarla savunulmaktadır. Ama Türkçüler olarak, tüm bu iftiralarla rağmen tabuları yıkacak, yalan olanın yalan, yanlış olanın yanlış olduğunu göstereceğiz.
Son olarak bütün Türk gençlerine önerim, araştırmadan hiçbir kişi,düşünce ya da inanca körü körüne bağlanmayın ya da savunmayın.

Karakeçili

Karakeçili

Kendini bilim ve teknolojide geliştirmiş, Tarihe ve araştırmaya önem veren, varlığını Türk Irkına armağan eden bir şahıs.
Karakeçili

Karakeçili son yazıları (Hepsini Gör)

Yorum Yap

Yorum yapmak için lütfen Giriş yapın.