Doğurganlık

Ülkemizin en önemli sorunlarından biri olan sözde sığınmacı olarak görünen Suriyeli sorununa değinmek istiyorum.

Tarihe baktığımız zaman görüyoruz ki imparatorlukların yıkılmasındaki etkenlerden biri de ülkedeki azınlıklara tanınan kapitülasyonlardır. Taviz tavizi doğurur ve bu bir kısır döngüdür. Suriyeli meselesi de aynen bu şekilde bir tavizdir. Bu tavizin ilerleyen zamanlarda çok büyük bir tehdit olacağı kaçınılmaz bir sondur. En kısa zamanda önlem alınması gerekmektedir. Suriyelilerin ülkemiz için neden tehdit olduğunu anlamayanlar için örneklendirelim.

 

Bu tehdidi iki başlık altında inceleyebiliriz:

+Ekonomik,

+Toplumsal

Konuya ekonomik açıdan baktığımızda Suriyeli sığınmacılara yapılan yardımlar, kiraların yükselmesi, işsizlik oranının artması gibi argümanlar üzerinden Türkiye ekonomisinin olumsuz etkilendiği açıkça ortaya çıkıyor.

Bir diğer şekilde konuya toplumsal açıdan bakacak olursak eğer Türkiye’deki Suriyeli sığınmacılar, belli başlı şehirlerin kenar mahallelerinde bir arada yaşamlarını sürdürüyorlar. Bu durum, her şeyden önce uyum sürecini zorlaştırıyor ve ileride güvenlik sorunlarının doğmasına neden olabilecek bir zemin hazırlıyor. Sığınmacıların ülkemizde bulunmaları, her türlü suç, şiddet ve tecavüz ortamının doğup gelişmesi açısından uygun koşullar sunuyor. Eğitim almamış, düşük gelir seviyesine sahip, dışlanmışlık hissi içinde kimlik bunalımı yaşayan sığınmacıların şu anda pek çok suçun kaynağı oldukları görülmektedir. Suç oranlarının giderek artacağı da kaçınılmaz bir sondur. Bunu söylerken de 2015’te 2.5 milyon olan göçmen sayısının yıllık 500 bin ekleme ile 2012’den itibaren artmasını delil olarak gösteriyorum. Zira bu artış küçümsenemeyecek bir olaydır.

 

Alınması gereken önlemlere gelecek olursak yapılması gereken ilk şeyin Suriyelilerin doğurganlık sayısına sınır getirmek olduğunu düşünüyorum. Öyle ki Suriyeli bir ailenin birden fazla çocukları olduğu takdirde caydırıcı cezaların verilmesi gerekmektedir. Gerçekçi olmak durumundaysak eğer kusura bakmayın ama, Suriyelilerin 9 ayın geçmesine bile izin vermeden patır patır çocuk doğurması ülkemiz için bir felakettir. Bu böyle devam ederse eğer, yakın zamanda azınlık olan kişiler, neredeyse bu vatanın öz evlatları olacaktır. İşte tam da bu yüzden bunun böyle devam etmesine izin vermemeliyiz. Bu konuda daha bilinçli bir toplum olup, en kısa zamanda önlem almak dileğiyle.

 

 

NOT: Suriyeliler’ i ifade ederken sığınmacı! olarak bahsettim. Ancak istedikleri zaman ülkelerindeki akrabalarını ziyarete gidip, canları isteyince tekrar Türkiye’ ye para sömürmek için gelen bir grup yaratığa sığınmacı demek ne kadar doğru oldu bilemiyorum..

 

 

BETÜL ÜNSAL

Betül Ünsal Son Yazıları (Hepsi)

Yorum Yap

Yorum yapmak için lütfen Giriş yapın.