Şeyh Şamil

1797 yılında, şu anda Dağıstan Cumhuriyeti sınırlarında bulunan Gimri adlı dağlık bir köyde doğmuştur. Kuzey Kafkasya halklarının direniş lideri olup Türkiye’de “Kafkasya Kartalı” olarak anılır.
Genç yaşlarda, Dağıstan’ın önemli bir dini lideri olan Şeyh Cemalettin Gazi Kumuki’den dersler almıştır. Nakşibendi Tarikatı’na üyeliğinden ötürü, Rusların Kafkasya’da ortadan kaldırmak istediği İslamiyet’i yaymak için uğraşmış, İslam Birliği düşüncesinin gelişmesini sağlamıştır.
1813’te Ruslar’a karşı cihad başlatılmıştı. Şeyh Şamil, 1830 yılında bu savaşa katıldı. 1834’te bu hareketin önderliğini üstlendi. Ruslar’a karşı ağır darbeler indirmesi, harekete olan rağbeti artırdı. 1838’de Ruslar, büyük bir saldırıya geçtiler ve Şeyh Şamil gerilemek zorunda kaldı. Bir süre sonra hakimiyeti tekrar eline geçirse de 1845’te Ruslar, Şeyh Şamil’in karargahını ele geçirdiler. Şeyh Şamil, mücadelesine dağlarda devam etmeye başladı. Kırım Savaşı’nın başlamasıyla bölgede Ruslar zayıflayınca Şeyh Şamil etkinliğini artırdı. Bu dönemde, özellikle Hıristiyan Gürcüler’e karşı baskınlar düzenledi. Fakat, Ruslar Kırım Savaşı’nda yenilince Rus Çarı 2. Aleksandr 1856’da büyük bir orduyla Kafkasya’ya doğru harekete geçti. Şeyh Şamil’in Osmanlı ve İran’dan destek almasını engellemek amacıyla güney sınırından kuşatmalarla desteklenen savaş 3 yıl kadar sürdü. 1859’un Eylül ayında, kalan birkaç yüz arkadaşıyla Rus güçlerini yaramayacağını anlayınca teslim oldu. Bu olaydan sonra Ruslar, Kafkasya’yı hızla ele geçirdiler.
St. Petersburg’a götürülen Şeyh Şamil, 2. Aleksandr tarafından iyi karşılandı. Hatta çar, kılıcını almayarak ona olan saygısını gösterdi. Ardından sürgün için Kaluga’ya gönderildi. Burada 10 yıl kadar yaşadıktan sonra hacca gitmek üzere çarın izniyle ayrıldı. 31 Mayıs 1969’da hacdan önce İstanbul’a gitti. Burada Şeyhülislam ve sadrazamla görüştü. 15 Ağustos’ta Dolmabahçe Sarayı’nda Sultan Abdülaziz’le görüştü. Abdülaziz, kendisine ve ailesine maaş bağladı. 25 Ocak 1870’te hac ibadetini yerine getirmek üzere İstanbul’dan ayrıldı. İbadetini yerine getirdikten sonra Medine’den ayrılmayıp oraya yerleşti. 4 Şubat 1871’de Medine’de hayata gözlerini yumdu.
Şeyh Şamil ile ilgili bazı rivayetler:
Savaş döneminde halktan bazı insanlar ‘artık teslim olalım’ demeye başlayınca önder Şeyh Şamil, çareyi teslim olmaktan bahsedene kırbaç cezası vermekte bulmuştur. Bu durumdan çekinen halk, annesine kıyamayacağını düşünür ve Şeyh Şamil’in annesine gidip durumu oğluna söylemesini isterler. Annesi, teslim olma fikrini oğluna açtığında Şeyh Şamil koymuş olduğu kanundan dönmemiş, annesini de kırbaçlatmıştır. Ceza bitiminde onu eve kadar da sırtında taşımıştır. (Başka bir rivayette ise kırbaç cezasını annesinin yaşlı olması dolayısıyla üstüne aldığı ve kırbaçları kendisine attırdığı söylenir.)
Bir başka rivayet de şöyle anlatılır: Şamil ve arkadaşları bir baskın esnasında Rus Kuvvetler tarafından yakalanırlar. Bir gemi ile bulundukları bölgeden başka bir bölgeye götürülürken düşman askerleri alkolün tesiri ile eğlenmeye ve oyunlar oynamaya başlarlar. Oyun sırası Şeyh Şamil’e geldiğinde, bıçaksız oyun oynayamayacağını bildirir, isteği yerine getirilir. Şamil, oyun sırasında bıçakları tek tek arkadaşlarına fırlatır ve gemidekilerle mücadele ederler. Mücadele sonunda kurtulurlar. Bu olay bugün bıçak atma ya da Şeyh Şamil adıyla bilinen, Kars yöresinde sıklıkla oynanan bir oyunda izini gösterir.
Bazı Şeyh Şamil sözleri:
-Sonunu düşünen kahraman olamaz.
-Kahrolsun sefil esaret, yaşasın şanlı ve güzel ölüm!
-İstilaya uğrayan vatan toprakları sulh ile ele geçmez, cenk ile alınır.
-Düşmana karşı diri kedi, ölmüş aslandan iyidir.
-Hürriyetimiz, zulüm ve kahrın döktüğü kanlarla kazanılacaktır.

Gülçin KERMEN

Misafir Kullanıcı Son Yazıları (Hepsi)

Yorum Yap

Yorum yapmak için lütfen Giriş yapın.