Mart 1997

Mart 1997’de Ne Olmuştu?

Merhaba bu yazıda seninle birlikte 2 milyar insanın üye olduğu bir platformdan bahsedip kendimizi o platform içinde karşılaştıracağız.

Önce en başından başlayalım bu işin yani Mark Zuckerberg’in küçük bir odanın içinde dönemin şartlarına göre pek de elverişli olmayan bilgisayar ile kod yazmasından. Üniversite’de kaldığı odada geceleri kod yazarak girdikleri bu ütopyayı andıran cinsten işin buralara kadar geleceğini yani 2 milyar insanın kullanacağını ve binlerce kişiye istihdam sağlayacağını sanırım Zuckerberg ve onunla birlikte bu işe başlayanlar tahmin etmezdi diye düşünüyorum. Sosyal ağ platformları içerisinde ‘Amiral Gemi’ yani sosyal medyanın en büyüğü olarak adlandırılan sitelerinden birisi Facebook kendisi. Asıl amaçları Harvard Üniversitesi içerisinde .edu uzantılı mail adresine sahip olan öğrencilerin kayıt olabilmesi içindi fakat inanılmaz bir şekilde öğrencilerin kayıt olma isteğiyle Amerika’daki bütün Üniversiteleri de kapsamaya başladı tabii bunların hepsi ayrı birer yazılım demekti ki zaten öyle olması da gerekir. Sizden ne kadar çok fazla bilgi isteniyor ise o bilgilerin daha fazla korunması gerektiğini unutmamamız lazım. Şirketler ve oluşumlar sizi kendilerine güvendirmek istedikleri için de bu bilgileri birer sır olarak saklarlar bu bilgilerin saklanmasında en kuvvetli yöntem de bir siber saldırıya dayanıklı arayüzden oluşur bu da kodlama demektir. Amerika’dan sonra bütün mail adresleri ile kullanıcı kaydına izin verildiğinde ise işler baya büyümüş ve siteden para kazanmaya dahi başlamışlardı. Ama Zuckerberg’in asıl amacının para olmadığını düşünüyorum çünkü şu an Facebook’un bünyesinde olan Yahoo 900 milyar teklif etmesine rağmen Zuckerberg Facebook’u satmamış. Düşünebiliyor musunuz 900 milyar hani aslında yapılan işe göre güzel bir rakam yani ülkemizde bu rakamlardan yüksek dereceli olarak rüşvet ve yolsuzluk adına paralar dönüp dolaşıyor… Neyse o konu bizi ilgilendirmiyor, bizi ilgilendiren kısmı Facebook nasıl böyle büyüyebildi ve insanlar neden bu kadar çok sevdi? Bu soruların cevapları arayıp boşlukları doldurabiliriz.

İnsanlar Facebook üzerinden bir çok şeyi paylaşabiliyorlar metinler, görseller, pdf’ler, gif’ler… Bir çok dosya uzantısını destekliyor yani ve bu da insanların tek bir profil üzerinden bütün istediklerini rahatça paylaşıp insanlara karşı kendilerini kanıtlayabiliyor, haz aldıkları şeyleri sevdiklerine kolay yoldan iletebiliyorlar. Sizin arayışlarınızı, konuşmalarınızı ve bütün site içerisindeki hareketlerinizi hatta site dışı hareketlerinizi dahi kaydederek sizin ilgi alanlarınıza göre reklamlar sunabiliyor ve sizlere ilgi alanlarınıza göre faydalı da olabiliyor. Tabii bu faydanın bir de satış yönünü unutmamak lazım Facebook üzerinden verdiğiniz reklamlar sizin satış alanınıza uygun kişiler tarafından yoğunluk olarak görülüyor ve büyük bir platform içerisinde reklam sahibi oluyorsunuz.

Peki ya bizim bu site içerisindeki konumumuz ve biz neden bu siteyi ele alıyoruz ki? Çünkü Facebook tamamen bir Üniversite öğrencisinin projesi ve gerçekten olumlu yönlerde kullanıldığı zaman çok zevkli işlerin başarılabildiğinin bir sembolü olarak gösterilebilecek türden bir proje. Başlarda demiştik sosyal medyanın içerisinde Amiral Gemisi çünkü Facebook ve diğer sosyal medya siteleri gibi bir proje düşünüyor olabilirsiniz, İnstagram, Twitter, YouTube, Twitch, Tumblr tarzı insanların bir şeyler paylaşabileceği ücretsiz kaydolup keyifli zamanlar geçirebileceği. Böyle bir fikriniz varsa işte oturup düşünme zamanı gelmiş demektir, ‘insanlar neyini paylaşmak isteyip de paylaşmıyor?’ bu soruyu kendinize bir yol haritası olarak başlangıç noktası edinebilirsiniz. Düşünsenize Facebook’tan video, durum, haber, his… İnstagram’dan fotoğraflarımızı, Twitter üzerinden 180 karakter ile duygularımızı, YouTube ile canlı yayınlar açarak kendi kanalımızı oluşturabiliyoruz. Geriye kalan neyimiz var ve biz bunları paylaşamıyoruz? Ya da ne yapabiliriz ki muhteşem bir şey olur?

Yukarıda yazılanlar gibi bir hikayemiz olabilir, akıp giden hayat içerisinde insanlar üzerinde bir etki bırakabiliriz ve bütün bunlar bizim isteklerimiz doğrultusunda çok çalışmamıza bağlı…

Ufak düşündürücü bir detay daha eklemek isterim. Facebook 2004 yılında Amerika’da 2006 yılında ise bütün Dünya üzerinden kullanıcılarını kayıt etmeye başladı ancak Facebook.com alan adı Mart 1997 yılında alınmıştı.

Misafir Kullanıcı son yazıları (Hepsini Gör)

Yorum Yap

Yorum yapmak için lütfen Giriş yapın.