Atsız Hikayeler

Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun, Atsız’ın yazmış olduğu ve pek tercih etmediği hikaye sanatından olan 5 tane hikayeyi kitaplaştırmıştır.

Daha öncesinden bir den çok kez okuduğum Atsız’ın hikayeleri, artık kitaplaşmış olarak karşımızda.

Şahsi olarak Kütüphanem’de durması için aldığım bu eser,sizlere tavsiyemdir.Aynı zamanda bu yazı da bu eseri ve Atsız’ın hikayelerini tanıtmak içindir.

Atsız hayatının erken döneminde yazdığı hikaye türü eserler, hayatının sonrasında rastlanmaz.Vefat etmeseydi yazacağını bildiğimiz eserler arasında da hikaye türü bulunmuyor. Atsız’ın mevcut olan 5 hikaye eseri de, onun erken dönemlerine ait üslubunu barındırıyor.

Hikayelerini,romanlarını ve şiirlerini okumuş kişilerin fark edeceği bir nokta vardır ki, o da Atsız’ın ömrü boyunca işlediği konuların ortaklığıdır.

Savaşın kutsallığı, kahramanlık ve fedakarlık en ön planda olacak şekilde, doğanın kişileştirilmesi de Atsız’da hep mevcuttur.

Romanlarda önemli bir yer tutan zaman kavramı Atsızda ise dün, bugün, yarın hep iç içedir.

Atsız’ın üslubu ve kullandığı motifler hep kendine has ve özeldir.Kahramanlık ve fedakarlık konusu işleyen belki milyon tane eser meydana gelmiştir de hiç biri Bozkurtlar eseri kadar iz bırakamamıştır.

Atsız’ın Roman kalitesinin çocukluk dönemi olan bu hikayeler okuyucusunda mutlaka bir tat ve iz bırakacaktır. Atsız’ın edebiyat anlayışını da çözmeye çalışan arkadaşların da mutlaka bakması gereken bir kitaptır. Daha önce hikayeler bölük bölük farklı dergilerde bulunuyordu. Bican Hoca bu işi kolaylaştırdı,sağ olsun.

Roman yazmadan önce daha küçük çapta hikayeler yazmak edebi birer basamaktır. Bu basamaklardan çıkmak isteyen arkadaşlar Roman kısmında başarısı tartışılmaz Atsız’ın hikaye basamağına çok ince dikkat etmelerini tavsiye ederim.

Atsız aramızdan maalesef 43 sene önce ayrılmıştır.Acı olsa da artık o bir eser veremeyecektir.

Türk Milliyetçileri her şeyden önce bunun bilincinde olup bu eserleri incelemelidir. Artık o abide şahsiyetin eser veremeyeceğini acı içinde bilip kalemine sarılmalıdır. Geçmişten gelen ışığın altında ise geleceğe hitap etmelidir.

Onun deyimiyle ”

Geçmişlerin gecesinden ışık alırız…”

Geçmiş bütün olarak bizimdir.Ancak geçmiş,geçmiştir. Geleceğe doğru emin adımlarla yürüyen Türk Milliyetçileri devraldığı sancağı başarı ile sancaktarlığını yapmalıdır.

Atsız’ın üslubunu birebir taklit etmek elbetteki sanat icra etmek değildir. Türk Milliyetçiliğinin, onun uzun süre bayraktarlığını yapmış Atsız’ın edebi anlayışının karşıtlığı yapan eserler elbetteki Türkçü eserler değildir.

Aşk konularını şehvet ve fuhuş derecesinde hazırlayanlar Milli Kültürün kanalizasyonunun mezesini oluşturmaktan başka bir şey yapmazlar.

Milli Edebiyatımızın Milli ölçüde tekrar diriltecek arkadaşlara başarılar dilemekle beraber, kendimde dahil safları sık tutma konusunda uyarıda bulunuyorum.

Atsız’ı andıkça sarhoş olan ruhu şad olsun.

Tanrı Türk’ü korusun.

İbrahim ÇAPAR

İbrahim ÇAPAR

Türkçü-Turancı. Çeşitli mühendislik ve bilim alanlarında Türk uğruna savaşmayı hedeflemiş bir Genç Atsız.
İbrahim ÇAPAR

İbrahim ÇAPAR son yazıları (Hepsini Gör)

Yorum Yap

Yorum yapmak için lütfen Giriş yapın.