Dizi

YÜKSELİŞE GEÇEN İNTERNET DİZİLERİ BİZE NE SÖYLÜYOR?

Sevgili okurlar kısa bir ara sonrası tekrar karşınızdayım. Araya giren sınavlar, skeç yarışması derken bayadır yazı paylaşamadım. Umarım beğeneceğiniz bir yazı olur.

Keyifli okumalar…

‘’YERLİ DİZİ YERSİZ UZUN’’

Bu yazdıklarımı muhakkak duymuşsunuzdur.

Oyuncular, senaristler, yapımcılar, yönetmenler hepsi bundan şikayetçi.

Senaristler 120 dakikaya sığdıracak hikaye bulamıyor, oyuncular uzun süren çekimlerden dert yanıyor.

Gerçekten de sizler de takdir edersiniz ki Türk dizileri gerçekten çok uzun. Bir film kadar süren bu yapımlar bir yerden sonra ‘’gereksiz ve içi boş diyaloglar’’a bırakıyor kendini. Bu da seyirciyi rahatsız ediyor. Gereksiz bakışmalar, uzun uzun ağır çekimler insanları bunaltıyor. Sırf bu yüzden yerli dizi izleyemiyorum. Ki son yıllarda baştan sonra yerli bir diziyi tv karşısında tek bir oturuşta izleyebilmek namümkün bir durum. Açıkcası prime time kuşağında yayınlanan bir dizi gece yarılarına kadar zamanı çalacak kadar kıymetli değil benim işim.

Biliyorsunuz ki ülkemizde özellikle genç kitlerde artan bir yabancı dizi hayranlığı vardı. Bu bilinen bir durumdu. Game of Thrones, Breaking Bad, The Walking Dead gibi dizilerin çok fazla bir izleyici kitlesi vardı. Bu saydıklarım sadece birkaçı.            

Ülkemizde son günlerde belki de ülkenin başına gelmiş en güzel şeylerden biri yeni yeni yayılan internet dizileridir.

Haluk Bilginer, Okan Yalabık gibi oyuncuların oynadığı Masum dizisiyle ismini duyuran Türk İnternet Dizisi Sektörü –ne mutlu ki artık bu tabiri kullanabiliyorum- Fi adlı dizi ile artık adını cümle aleme duyurdu. Dizi 4,5 milyonu aşkın bir seyirciye ulaştı. O 4,5 milyonluk seyirci kitlesi içerisinde ben de varım. Ozan Güven, Serenay Sarıkaya gibi kaliteli oyuncu kadrosu olması dizi adına çok büyük artı. Diğer yabancı dizilerle kıyasladığımızda eksikleri doğal olarak olacaktır. Ne mutlu ki artık yabancı dizilerle kıyaslayabileceğimiz bir dizimiz var!

Diziyi izlerken ‘’Can Manay İngilizce konuşsa biz bunu BBC dizisi diye gayet rahat pazarlarız ya’’ diye düşünmüyor değilim. O kadar kaliteli.

Peki internet dizilerinin ortak noktası ne ?

Gereksiz bakışmalar, eften püften diyaloglar, sahne arası geçişlerde kız kulesi yok.

Diyalogların içi dolu. Karakterler zorlama değil. Oyunculuklar cuk oturuyor. Ve ortaya 60 dakikalık kaliteli yapımlar çıkıyor.

Umarım bu sektör daha da gelişir, ülkemiz dizi konusunda oldukça başarılı olduğunu bilirsiniz. Çoğu dizimiz yurtdışına pazarlanıyor ve çok ciddi izleyici kitlesine sahip.

Benim beklediğin dram yapımlarından ziyade benden de bekleyeceğiniz üzere ‘’epik yapımlar’’dır.

Kürşad üzerine toplamda 10 bölümden oluşan 60 dakika süren kaliteli bir yapım görmek istemez misiniz ?

Mustafa Kemal’i anlatan 2 sezondan oluşan toplamda 20 bölüm süren bir dizi nasıl olur?

Bunlar şuan benim aklıma gelen birkaç fikir.

Umarız ki böylesine kaliteli yapımlar artar, tv dizilerinin süreleri kısalır ve yurdum insanı vaktini tv karşısında harcamak yerine başka yapımlarda harcar.

Sağlıcakla kalın…

22.04.2017

Yorum Yap

Yorum yapmak için lütfen Giriş yapın.