Atsız

Vaktiyle Bir Atsız Varmış!

Hüseyin Nihal ATSIZ 12 Ocak 1905 yılında dünyaya gelmiştir. 11 Aralık 1975 tarihinde de bu dünyadan göçmüş, arkasında 70 yıllık şerefli bir ömür kalmıştır.

Geçtiğimiz 12 Ocak gününde Hüseyin Nihal ATSIZ’ın 113. doğum gününü andık, ruhunu şad ettik. Doğum yıl dönümüyle tekrardan andığımız, örnek aldığımız fikir adamı Hüseyin Nihal ATSIZ hakkında iki yazıdan oluşan bir yazı dizisi hazırlayacağım.Bu yazı, bahsettiğimiz yazı dizisinin ilk yazısıdır.

Nihal ATSIZ hakkında çok konuşulmuş, çok yazılmış olabilir. Biz bunları az görerek yazma kısmına bir yenisi daha ekliyoruz.

Merak eden kronolojik hayat bilgisine kolayca ulaşabileceği için ve genel okuma kitlesi içinde kronolojik bilgiler sıkıcı geldiği için yazımda buna yer vermeyeceğim.

Nihal Atsız dava adamlığının en somut örneklerinden birisidir. O kadar eziyet ve zulme karşı ufak bir taviz bile vermemiş, vermeyi de aklından geçirmemiştir. İnsan yapısının kolay taviz veren bir yapıda olduğunu göz önüne alırsak çok değerli bir şahsiyettir Atsız.

Ayrıca sadece bir ömür verdiği mücadelesiyle de anılmaz Atsız. Tarih bölümü okuyacak kişiler için kaynak olacak eserler çevirmiştir. Aşıkpaşaoğlu Tarihi, Ebusuud,Birgili Mehmet Efendi, Âli bibliyografyaları Atsız’ın çevirdiği kıymetli eserlerdendir.

Edebi eserleri olarak değerlendirilen eserleri de birer başyapıttır.

Kür Şad ihtilalini en mükemmel şekilde işlemiş ve Gök Türk devleti diye isimlendirdiğimiz dönemi son derece harika bir şekilde roman haline getirmiştir. Önceleri Bozkurtlar Diriliyor ve Bozkurtların Ölümü ile basılan eser sonra tek bir kitapta yani Bozkurtlar kitabında toplanmış ve eser yüzden fazla baskı yapmıştır. Ayrıca Kırgızca gibi dillere çeviri yapılıp, o ülkelerde de okunduğunu biliyoruz.

Bozkırda doğmuş olan ve edebi açıdan son derece kaliteli, güzel eserler vermiş olan Cengiz Aytmatov’da roman konusunda Atsız’ı övmektedir.
“Bozkırda doğmuş olan ben bile, bozkır hayatını, hiç bozkır görmemiş Hüseyin Nihâl Atsız kadar canlı anlatamazdım.”

Cengiz AYTMATOV

Tarih konusunda çeviri eserlerin yanında ilmi olarak Türk Tarihinde Meseleler kitabında oluşan makaleler de son derece dikkat edilmesi gereken yazılardır.

Atsız, ülkemizde bütünsel tarih görüşünü savunan ilk kişiydi diyebiliriz.Ondan önce hiç kimse, hocaları da dahil 16 Türk devleti meselesine itiraz etmiyordu. Ancak Atsız bu tarih görüşünün sorunlu olduğunu, sülale tarihi olduğunun farkındaydı. Gençlik yıllarında fark ettiği bu sorunu içeren o zamanın okullarında okutulan dört ciltlik Tarih kitabını eleştirerek dile getirdi.

Bu bütünsel tarih anlayışıyla Türk Silahlı Kuvvetlerinin kuruluş tarihi olarak M.Ö 209 yılını öneri olarak sunmuş ve kabul edilmiştir.

Postmodern edebiyat diye tabir edilen alanda da Ruh Adam romanıyla ülkemizde ilk eseri veren kişilerdendir Atsız.

Ayrıca kimseyi eleştirmekten korkmayan gözü pek az kişilerdendir Atsız. Herkesin bildiği Irkçılık-Turancılık davası da böyle bir eleştirinin sonucudur.

Yanlış olarak gördüğü şeyi hiç çekinmeden söyleyen ve yazılarında da son derece sert bir üslup kullanır Atsız. Ama onu günlük hayattan tanıyanlar, konuşma fırsatı olanlar onu bir İstanbul Beyefendisi olarak tanımlar.
Atsız’ın Haydarpaşa lisesinden öğrencisi Mehmet Genç’de bu konuda “…Biz zerafeti Atsız Beğ’den öğrendik…” diyor. Günlük hayatında Atsız ile anısı olan kişiler onu çok zarif ve çok şakacı olduğunu da anılarında, yazılarında belirtmektedirler.

Türkçülük olarak baktığımızda da Türkçülüğün yılmaz savunucusu olmuş, sistemleştirilmeye başlanan Türkçülüğe büyük katkılarını sunarak şekillendirmiştir.

Ayrıca daha komünizm tehlikesini kimse fark etmeden adeta ona savaş açarak sindirmiştir. O zamanın yayınlanan bir dergisinde sorulan Komünizm ile en çok kim mücadele etti sorusuna iki yüzden fazla oy ile Nihal Atsız 1. seçilmiştir.

 Aynı zamanda şair olan Nihal Atsız son derece kaliteli ve dillere pelesenk olmuş şiirler de yazmıştır.

Öyle çok detaylı şekilde bahsetmediğimiz halde hiç bilmeyen bir kişi bile Nihal Atsız’ın çok farklı yönleri olduğunu ve çok değerli birisi olduğunu kolayca kavrayacaktır.

Bizim yazılar hazırlamamızda ki amaç da budur. Sağken hak ettiği değeri görememiş biri olduğu için en azından vefatından sonra ruhunu şad etme amacı gütmekteyiz.

Nihal Atsız gerçekten tam anlamıyla değerli bir kişidir. Tarih ve Edebiyat alanında verdiği eserler asla sıradan değildir.

İbnulemin Mahmud Kemal İnal onun şiirleri hakkında atlıyı atından indirecek derecede şiddetli yazılar yazan olarak anıyor.

Türkçülük için çalışmaları, verdiği mücadele,eserler de öyle geçilecek gibi de değildir. Türkçülük için son derece kıymetli görüşler belirtmiştir.

Askeri Tıbbiye okurken Ziya Gökalp hakkında kötü konuşan kişilerle kavga etmiştir.Türkçülük için emek veren kişilere de son derece bağlı ve saygılıdır.

Nihal Atsız’ı anabileceğimiz bin bir çeşit yönü ve özelliği vardır ve Atsız her birinde ayrı ayrı değerlidir.

Ancak Atsız denilince ilk akla gelen yılmaz bir dava adamı,eşine az rastlanır bir ilim adamı olmalıdır.

Fikirlerimizin yolbaşçısı olması sebebiyle de kalplerimizde çok özel bir yere sahiptir. Fikirlerimizde hala yaşıyor ve asla ölmeyecek olması Atsız’ın büyük kişiliğine ispattır.

Bütün her şeyi Türkçülük için yapmış, bir ömür Türklük için çalışmış ve bunun için her türlü cefaya katlanmış olan Nihal Atsız gerçekten eşine az rastlanır büyük adamlardır.

İnsanları ölümüyle andığımız kadar doğumuyla da anma bilincine sahip olan biz Türkçüler olarak, doğumunun 113. yılında onun ruhuna böyle bir yazıyı hediye eyledik.

O yazdıklarıyla hep aklımızda olacaktır.Bu dünyadan Atsız bir fırtına gibi geçmiştir.Dostuna güven düşmanına korku salmıştır.

O büyük kişiliğiyle her zaman gönlümüzde olacaktır.

Onu, onun şiirindeki dizelerle anıyoruz.

Vaktiyle bir Atsız varmış!

Var olsun…
-Türkmen
İbrahim ÇAPAR

İbrahim ÇAPAR

Türkçü-Turancı. Çeşitli mühendislik ve bilim alanlarında Türk uğruna savaşmayı hedeflemiş bir Genç Atsız.
İbrahim ÇAPAR

Latest posts by İbrahim ÇAPAR (see all)

Yorum Yap

Yorum yapmak için lütfen Giriş yapın.