Teknolojideki-Yerimiz

Teknolojideki Yerimiz

Teknolojiyi bu kadar önemli kılan şey gelişen dünyadır. Gelişen dünya, gelişmekle kalmıyor diğer alanları da beraberinde geliştiriyor.

Teknoloji dedik mi çok geniş bir kavram. Türk Dil Kurumu teknoloji için iki tanım yapmış. Biz bize yakın olanı ele alalım.

“İnsanın maddi çevresini denetlemek ve değiştirmek amacıyla geliştirdiği araç gereçlerle bunlara ilişkin bilgilerin tümü.”

Bu anlam daha çok yakın olduğu için bunu kullanalım.

Bu konu diğer konular gibi bilgisi olmayıp, fikri olan insanların bir şeyler söyleyebileceği bir konu. O yüzden bu konuyu biraz açmak istiyorum ve dolayısıyla bazı noktalara da değinmek gerek.

Önce teknolojide çok geride olduğumuzu ağzına lak lak edip hiç bir işe yaramayan faydası olmayan nesnelere cevap verelim. Saldırı, savunma ve milli sanayide yeterince gelişmemiz gerektiği de bir gerçek.

Yoksa ülkesinde bulunan toryum maddesini kullanamayan, bu maddeyi işleyecek bilim adamlarını koruyamayan devlet, uzay madenciliğine atılım gösterirse komiklik olur.

Her şeyin ana unsuru olan milliyet kavramı sanayide de, teknolojide de geçerlidir. Milli sanayisi olmayan ülke teknolojide kesinlikle gelişemez.

En ufak bir üretim yapamayan bir ülke ekonomik olarak dar boğazlar geçirir.

Vestel fabrikasının yaptığı yöntemle teknoloji gelişmez. Tüm malzemeleri dışarıdan getirip sonra üzerine logo basmak ile olmaz. Yeni şeyler yapılırken, daha önce yapılmış olanlar taklit edilebilir. Taklit ama bu şekilde bir taklit değil.

Teknolojinin gelişmesi hiç uzakta değildir. Gelişmeye başladığında ise de uzun yıllar sürecek bir olay da değildir. Dünyanın değişken yapısı gereği süreç olarak devam edecek bir durumdur.

Türkiye de yerli üretim şuan %13 civarlarında. O da  ASELSAN, Makine Kimya Endüstrisi gibi kuruluşlar sayesinde Teknolojik duruma değindikten sonra halkın cahil bir kısmı arasında dönen bor muhabbetine de değinelim.

2023’e kadar kullanamadığınız bor maddesi var ya, hani dilinizden düşmeyen 2023 masalı.

Bak ben size söyleyeyim, siz araştırmakta zorlanmayın. Altay tankının zırhı bor alaşımından yapıldı. Bor karbür’den yani. O kullanamadığınız bor’dan cesur mühendisler tanka zırh yapıyor. Motoru da yerli üretim olmasını temenni ediyoruz.
altay ile ilgili görsel sonucu

Cesur mert mühendislerin girişimlerini, o yol yapanlara yüklüyorsunuz ya, zekanıza hayran kalıyorum.

Bor bor dediğiniz kadar toryum deseniz. Toryum ile ülkeyi  diğer ülkelerden öne çıkaracak gelişmeleri yaparken şehit olan bilim adamlarını ansanız, belki bir parça ileride oluruz.

Velhasılı kelam teknoloji gelişmek zorundadır, gelişecektir.

Bunda yapılacak yorum siyasiler sağ olsun, onlar sayesinde oluyor demek değildir. Yapılacak yorum siyasetçilere rağmen yaptılar, vay be demektir.

Dünyanın kutuplaşmasından, gizli lobilerin anlaşmazlıklarından doğan savaşları nasıl bastıracağız yoksa?

Her şeye rağmen saldırı ve savunma sanayisine katkı sağlamak için şehit olan mühendislerimiz var bizim. Eninde sonunda bu gelişmeler olacaktır.

Benim onlara teklifim şudur:

Ya seve seve olsun, ya da seve seve olsun. Başka çaresi yok bu işin. Siz şehit ettikçe biz şehit olmaktan vazgeçer miyiz sandınız ? Asla! Hatta az önce şehit düşenin intikamını da duyarak daha fazla çalışacağız!

Ben bu yolda bana düşen görevi şeref bilerek and içiyorum. Yeri gelecek dağda çatışacağız, yeri gelecek teknolojiyi ilerletecek, yeri gelecek çağ açıp çağ kapatacağız.

Siz kokuşmuş cesetlersiniz. Para ile oluşturduğunuz grupların, para ile kurduğunuz silahlı örgütlerin,cahillerin önüne para diye attığınız davaların  kökünü kazıyacağız!

İntikam vakti yaklaşıyor. Derilerinizin vücudunuzdan ayrılma vaktidir.

Siz bir hiçsiniz, işte o kadar!

Yorum Yap

Yorum yapmak için lütfen Giriş yapın.