SSS

Sıkça Cevaplanan Sorular

Milliyetçiler olarak cevaplamamız gereken bazı soru işaretleri var. Milliyetçiliğin neden ve nasıl olduğu, neden milliyetçi olduğumuz gibi cevaplanması gereken, cevaplanan fakat anlaşılmayan konular var.

“Bilale anlatır gibi” defalarca kez anlatılmasına rağmen, hesap vermek zorunluluğumuz olmamasına rağmen, tekrar anlatacağım bazı konular var:

“Türk milliyetçiliği, Türkçülüktür.” bu konuya mutlaka açıklık getirilmesi gereklidir. Öncelikle, “milliyetçilik” kelimesinin Türkçe karşıtı, “ulusçuluk”tur. Ulus, ulu yani –yüce- kelimesinden türemiştir. İlk defa Orhun Abideleri’nde, “ülüş” şeklinde geçmiştir. “Ulu” kelimesini milletimize layık gören atalar, bizzat bizim, Türklerin atalarıdır. Bağlılığımız dine, görüşe, siyasete falan değil, bizzat kanla doğan muhabbetledir. Türk’ün yaptığı milliyetçilik, yani ulusçuluk; dine, görüşe, siyasete bağlı olmadan, milletini ulu görmekle alakalıdır. Bu fikirlerin tek karşılığı Türkçülüktür. Türkçülüğün temelleri, 730lu yıllarda hazırlanmış olduğu bilinen bu eserlere dayanır.

“Türkçülük, Türk Faşizmi midir?” Türkçülük hakkında birçok aptal ve yersiz iddia mevcuttur. Bunlardan bazıları da Türkçülerin şoven, nasyonalist, militarist, ya da faşist oluşudur.

Öncelikle Türkçüler şovenist değildir. Şovenizm, Napolyon’un askerlerini motive etmek için bahsettiği, muhtemelen uydurma bir kahraman olan Nicolas Chauvin’den doğmuş bir düşüncedir. Şovenizm terim olarak kişinin mimarı olarak tarihini görüyor olmasıdır. Türkçüler maziden elbet kuvvet bulur. “Kılıç Arslan öldü sanma, yaşıyor bizde. Attila’nın ateşi var içimizde.” Sözleri bizzat Türkçülere aittir lakin Türkçüler bu kuvveti Chauvin’den almadığı için, şovenist değildirler.

Karşılığını arayacak olursanız, bu millet Chauvin gibi bilinen onlarca, belki de yüzlerce kahraman çıkarmıştır. Türkçüler mazisinden kuvvet buluyorsa bunun Chauvin ile ilgisi yoktur.

Türkçüler nasyonalist de değildir. Nasyonalizm ismi, daha önce Hitler, Mussolini, Napolyon, Atatürk gibi bir liderin savunduğu davaya ya da görüşe tekabül etmez. Dünyanın seyrine önemli etki eden hiçbir lider “nasyonalizm” ismini kullanmamıştır. Hitler “nasyonal sosyalizm” ismini kullanmıştır. Bugünkü “nasyonalizm” yankıları, Hitler’in bu kullanımından ileri gelmektedir. Yani nasyonalizmin aslı Almanca olan “national” kelimesinden ibarettir. “National” kelimesinin anlamı yalın biçimde “ulus” demektir. Yukarıda saydığım hiçbir lider, ideolojisine “nasyonalizm” ismini vermemiştir.

Nasyonalizmin Türkçe karşılığı ulusçuluktur. Bir başka karşılığı ise dilimize doğu dillerinden geçmiş milliyetçiliktir. Türkçe sözlükte “nasyonalist” ismi milliyetçiliğe tekabül edecek bir biçimde kullanılmadığı sürece Türk milliyetçileri, yani Türk ulusçuları nasyonalist de olamazlar.

Türkçüler militarist değildir. Militarizm, sosyalizm, komünizm, anarşizm, Türkçülük gibi bir ideolojidir. Militarist ideolojinin askere bakış açısı Türkçülerinki ile benzer olsa da, ikisi farklı farklı görüşlerdir. Türklerin son başbuğu Mustafa Kemal Atatürk “Askere düşmanlık, düşmana askerliktir” deyişinde bulunmuş, her Türkçü’nün kendini mensubu saydığı Türk Silahlı Kuvvetleri ise senelerce askerlerini “savaş dostumuz, ordu ailemiz” diyerek eğitmiştir. Militarizm kelimesi Fransızca “militare” yani “askeri” kelimesine dayanmaktadır. Askeri olarak kendine Napolyon’u da, Sezar’ı da, Hannibal’ı da, Mete Han’ı da örnek alan kimse kendine militarist diyebilir. Fakat Türkçüler, Türk olmadıkları için yukarıdaki –yabancı- isimleri kendilerine örnek almayacaklardır. Türkçülük, “Türk için, Türk’e göre, Türk tarafından” yapılır. İdeolojisini, yaşam biçimini örneğin Napolyon’a göre belirleyenlerin kendine Türkçü demesi manidar değildir.

Tüm Türk komutanlarını, kumandanlarını, Türk askerlerini örnek alıyor olmanız, askeri severken de ırkçı olmanız sizi militarist değil, Türkçü yapacaktır.

Türkçüler faşist değildir. “Biz güleriz Façyoların felsefesine.” sözü de bizzat Türkçülere aittir.

Bu yersiz yakıştırmalardan bazılarının çıkış noktası, Atsız’ın Sabahattin Ali’ye gönderdiği bir mektuptur. Mektupta Atsız’ın “Sen benim gibi şoven nasyonalist, militarist, faşist değilsin” sözlerini söylediği iddia olunmaktadır. Bu sözler profesyonelce, alçakça bu mektuba yerleştirilmiştir.

Cümlelerimi, söz konusu mektubun aslı ile sonlandıracağım.

”Oğlum Sabahattin, yine deliğe girmene canım sıkıldı. Sen deliğe girdiğin için değil, yine bu budalaca işi tekrar ettiğin için. Ben seni zeki bir insan tanırım. Budalaca hareketleri sana yakıştıramam. Hele senin gibi bir dahi namzedinin Nazım Hikmet gibi bir iki satılık herife inanıp da kendi memleketinin aleyhine neticelere verebilecek fikirlere iştirakini senin zekânla kabil-i telif bulmam. Sen bir zamanlar adamakıllı milliyetperverdin. Birkaç salak senin fikrini nasıl çeldi de şu zıkkıma meylettin anlamıyorum. Senin hiçbir zaman komünist olamayacağını biliyorum. Fakat biraz üzerine iaradeni takın! Tam serserilikten vazgeçip, ananı ve kardeşini yanına aldığın ve hele tam Kürşad’ı bitirdiğin bir zamanda bu darbe hiç hoşuma gitmedi. Eserinin adını Kürşad yap. Bu eser sana, öyle zannediyorum ki iyi bir şöhret temin edecektir. Onun için bu tatilde bu piyesi muhakkak Darü’l- bedayi’ye ver. Daha evvel de bir kere bana göstersen iyi edersin. Nazım’a falan göstermene lüzum yok. Onun dar kafasının içindeki kuş beyni böyle şeylere akıl erdiremez. Sanat ciheti için Faruk Nafiz’e gösterebilirsin. Hem zannederim Faruk senin ahbabındır.’’

Nurettin Demiral

Bir adım daha ilerisi için, hayal kurmayıp hedef seçen Türkçü - Turancı genç.

Nurettin Demiral Son Yazıları (Hepsi)

Yorum Yap

Yorum yapmak için lütfen Giriş yapın.