SEVAPLARIYLA GÜNAHLARIYLA OSMANLI:KEŞİF DEDİKLERİ

SEVAPLARIYLA GÜNAHLARIYLA OSMANLI:KEŞİF DEDİKLERİ

Sevgili okuyucular,yazı dizisinin ikinci bölümüyle karşınızdayız.Umarım sizlerin beğeneceği bir yazı olur.Keyif dolu okumalar diliyorum.


Düşünmeden öğrenmek faydasız,öğrenmeden düşünmek ise tehlikelidir.

 

Osmanlı’nın kuruluşunu anlamanız için sizlere büyük tarihçimiz olan,rahmetli Halil İnalcık hocamızın ‘’Kuruluş’’ adlı eserini tavsiye ediyorum.Tarihçilerin Kutbu’nun bu  değerli çalışması okunduktan sonra Kuruluş dönemi daha iyi anlaşılacaktır.

Kuruluş ‘da yaşanan olayları kronolojik olarak sıralayacak değilim.Ki amacım yazının başlığında da belli olduğu gibi Osmanlı Devleti’nin doğrularını ve yanlışlarını şapkamızı çıkararak hep birlikte incelemek.

Ne bir sonradan türeme Osmanlı hayranları gibi olacağım,ne de Osmanlı gericiydi diyenlerin kafasında yazacağım.

Yaşanan hadiseleri gerçekçi bir şekilde inceleyip,ince  eleyip sık dokuyarak olayları inceleyeceğim.Ki olması gereken de budur aslında,siz olaylara taraflı bir gözle bakacak olursanız olayları sadece kendi dar bakış açınızdan görürsünüz ve bu daha sağlıklı bir tarih okuması anlamına gelmez.

Ve yazının can alıcı olan noktası…

Bugün tarih okuyanların baktığında Osmanlı’nın bir günahı olarak nitelendirdiği olaylar,nedir mi o ? Coğrafi Keşifler…

Evet,sevgili okurlar.Coğrafi Keşifler hakkında ne biliyorsunuz ?

Coğrafi Keşifleri okulda tarih kitaplarında şu şekilde öğreniriz;

Osmanlı katılmadı ve katılmayarak büyük bir hata yaptı.

Bugün baktığımızda da gerçekten Osmanlı’nın katılmayarak ne kadar hatalı bir harekette bulunduğu yorumunu yapmaktayız.

Şayet Osmanlı en parlak çağlarında yaşanan bu hadiseyi yakınen takip edip,en iyi denizcilerini keşiflere katılmasına neden olsaydı,şüphesiz bugün dünya tarihi çok farklı olacaktı.

Bir de hadiselere Devlet-i Aliyye gözünden bakalım mı ?

Düşünün devletiniz her açıdan zirvede,mükemmel günler görüyorsunuz.Avrupa’da kaleler fethediyor,krallıklar yok ediyorsunuz.Doğu üzerinde ise yabana atılmayacak kadar bir otoriteniz söz konusu.O kadar ki Safevi Şahı savaş meydanında karşınıza çıkmaya adama akıllı cesaret edemiyor.Velhasıl kelam sisteminiz tıkır tıkır işliyor.Ve ’’ medeniyetlerin savaş sahası olarak nitelendirdiğim’’ Akdenizi Türk gölü haline getiriyorsunuz.Siz olsanız bilmediğiniz yaban ellere(okyanuslar) açılır mıydınız ? Ki okyanuslarla aranız zaten hiç iyi değil.bkz;Hint Deniz Seferleri.

Osmanlı da böyle düşünüp,önceliğini kendi etrafında bildiği yakın denizlere harcamış.Ki şunu da açıkça söylememiz gerekir ki Akdeniz hakimiyeti dahi adam akıllı sağlanamamıştır.Bunun nedenini şöyle açıklarım;

XVI.Yüzyılda,Eylül 1538’de Preveze’de elde ettiğimiz zafer hem bizim,hem de dünya denizcilik tarihi açısından önemli bir zaferdir,bu yadsınamaz bir gerçek.Bu zafer sonucunda Akdenizin otoritesi hiç şüphesiz bizim  elimize geçti.Fakat unutulmaması gereken bir gerçek var.Hemen yanı başımızdaki Kıbrıs gibi son derece mühim,kritik bir ada elimizde değil,elimizde olmadığı gibi,adanın sahipleri bizim gemilerimize zarar veriyor.Daha sonra ufak da olsa Ege sahil şeridimizin güvenliğinden söz etmemiz için değerli bir ada olan : Sakız adası.

Dahası Tunus’un elden çıkması(Barbaros döneminde fethedilmesine karşın,tekrar elden çıktı.Ama II.Selim döneminde nihayete erip tekrar bizim oldu.)

Daha İtalya ve kıyılarında adalarda(Sicilya,Sardunya) tam bir hakimiyetimizin söz konusu olmaması…

Bu faktörler uzayıp,gidiyor.

Yazının başında düşünmenin öneminden bahseden bir sözü paylaştım.Bu faktörleri sıralarken düşünüp daha nice sonuç elde edebileceğinizin tayini sizin elinizde.

Peki ya katılsaydı?

Peki ya, şu hadise böyle olsaydı,Şehzade Mustafa tahtta kalsaydı,Yavuz bir sekiz yıl daha tahtta kalsaydı…

Tarihden zevk alan insanlar için bu soruları kurcalamak,tarihi seven hayalgücü geniş vatandaşlar için daima keyifli olmuştur.Kurgusu kuvvetli olanlar çok güzel senaryolar yazıp kendilerini tatmin etmektedir.

Bu durumu yapmanın bir sakıncası yoktur,daha sağlıklı bir tahlil için böyle bir şey makul düzeyde,mantık çerçevesine sığacak şekilde yapılabilir.Dediğim gibi;tarihden zevk alan vatandaşlar için gayet keyifli bir hadise bu.

Aslında bu yazının bir diğer amacı da bu.

Bir devleti doğruları ve yanlışlarıyla anlamamız gerekiyorsa,ihtimaller üzerinden yürüyüp olayı daha sağlıklı görebiliriz.Tabi öncelikle o döneme hakim olmanız gerekir.

Bu yazı daha da uzayıp gidebilir ,bu benim kalemimin elinde ama bunu yapmayacağım.Çünkü şimdi düşünme faslı sizde.

Haydi,alın elinize kağıt ve kalemi…

 

Yazılarımda temel maksadım,okurların yani sizlerin düşünmesi.Düşünün ki anlayın.

Bir sonraki yazı da görüşünceye dek kendinize iyi bakın,okuyun ve üretin…

16.01.2017

Misafir Kullanıcı son yazıları (Hepsini Gör)

Yorum Yap

Yorum yapmak için lütfen Giriş yapın.