Sentez İhaneti

Sentez İhaneti

Genel kabul gören fikre tez denir. Başka bir kabul gören fikir ile birleştirilmesine ise sentez denir. İslam inancı ile Türk milliyetçiliğinin birleştirilmesi ile doğmuş fikir Türk-İslam sentezidir. Fikir sentezleri genelde, daha geniş bir düşünceye hitap etmek ve fikre yandaş toplamak için yapılır.

Türk-İslam sentezinin de ihanete varan boyutlara ulaşması milletimizin için büyük bir zarardır.

Sentez İhaneti kitabı da Mayıs 2017’de basılan, 3 Mayıs Türkçüler gününde ilk defa satışa sunulan Caner KARA’nın yazdığı bir kitaptır.

Türk-İslam sentezinin Türk Dünyası’nda fitne uyandırması sebebiyle kitabın kapağında, kitabın algısı şu kelimelerle belirtilmiştir: “Bir Fitnenin Otopsisi”.

Bu sentezin karşılığı olarak fitnenin otopsisi denilerek bu fitnenin doğuşu, yayılışı ve benzer olayları tek tek detaylıca incelendiğini belirtiyor.

Kitabın içinde ne yazdığını içi içini yiye yiye merak edip de alamayanları geçerek, kitabı içindeki değerli bilgileri vermeden tanıtmaya bir vesile ile de okutmaya çalışalım.

Sentez İhaneti kitabı meselenin bir takım yerlerinde Atsız geçtiği için, Atsız’ın hayatını kısaca ve olaylara değinen yönüyle bahsediyor.

Fitnenin çıkarıcısı olan Türkeş’inde kısaca hayatı ve tanışma meselesi anlatılıyor. Türkeş hakkında zamanla dile getirilmiş Hüseyin Feyzullah meselesi de kitapta yer alıyor.

Kıbrıs’ta doğan Türkeş’in daha sonra Türkiye’ye gelişi ve 27 Mayıs darbesini ve darbe sonrası sürgün olaylarını kitapta bulabilirsiniz. Ayrıca Delhi’de arkadaşlarına yazdığı konuyla alakalı mektupları da kaynağı ile kitapta görebilirsiniz.

Her türlü emperyalizme karşı olan Nato Subayı Türkeş’in batı ile ilgili görüşlerini yine kaynak bularak kitapta okuyacaksınız.

Türkeş’in siyasetle tanınıp aktif rol alması Delhi sonrası, yani sürgün sonrası ülkeye gelişi ile başlamıştır.

Türkeş’in siyaset hazırlıkları, partiye girişi ve ele geçirişi bu durumda da Türkçülerin siyasete bakışı da kaynakları ile tarafsız şekilde kitapta anlatılmıştır.

Milliyetçi karakter ile ayrışmanın Nurculuk ve Anadoluculuk üzerinden nasıl olduğu ve ne sonuç içerdiği kitabın içerisinde kaynaklı ve tarafsız anlatım ile yerini almıştır.

Hüseyin Üzmez gibi şahısların kim olduğu ve nerelerde görev yaparak fitne ile olan bağlantısı kitapta açıkça belirtilmiştir.

CMKP’nin genel başkanı olduktan sonra oy oranlarını fazlasıyla düşüren Türkeş, 1969 kongresinde tamamın İslamcı çizgiye yönelerek partinin adını da Milliyetçi Hareket partisi yaptı.

Oy oranlarının düşük olması, bir yandan da Süleyman Demirel’in iyi derece oy toplaması rotayı Milliyetçilik ve Ümmetçilik karışımına götürdü.

1969 kongresinin de fazlaca tartışmaya yer verildiği düşünülürse bu kongrenin durumu anlaşılacaktır. Kitapta 1969 kongresine katılanların tanıklıkları ve kaynaklarıyla olayın iç yüzü gösteriliyor.

Bu fitnede yeri eksik olmayan üstat diyerek yere göğe sığdırılamayan, devletin adına ödül verdiği Necip Fazıl adlı kişinin karakterini, şerefini ve ahlakını birinci elden kaynakları ve tüm iç yüzü ile okuyacaksınız.

Ötüken Dergisinin hala parti içerisinde etki yaptığını gören parti yönetimi ve Türkeş, Ötüken’i yasaklatarak kürtçe kon dergisini çıkartıyor. Ötüken Dergisi’nin ateşli savunucusu ve sahibi olan Hüseyin Nihal Atsız’ın vefatının ardından da taziye mesajı yayınlamayı ihmal etmiyor. Bu taziye mesajının ne kadar samimiyetsiz olduğunu sizler takdir edersiniz. (Kendi yakınlarının anlattığı olaylarla sabittir ki, cenazesine ısrarla katılmak istememiştir)

Bir de Yahudi meselesi var ki bu çaba Yahudilerle hiç harp etmedik diyerek, sinagogların açılışına katılarak buranın da sempatisini kazanma çabasından ibarettir. Kitapta ayrıca Yahudilerle ve Ermenilerle niye ilişki içerisinde olunduğu ve hoş görü kazanılmaya çalışıldığı ayan beyan anlatılıyor.

Akılların durgunluk yaşadığı başka bir mesele daha var ki o da Türk-İslam sentezini çıkartan Türkeş, Hristiyan bir ermeni olan Levan Panos Dabağyan’ı yıllarca yanında, en yakınında görev verdi. Hatta üç hilalin fikir babalarından imiş. Bu meselenin de iç yüzünü tüm açıklığı ile kitapta göreceksiniz.

/* Kısa bir not: Kitap ilk satışa çıktıktan çok kısa süre sonra Panos Dabağyan ölmüştür. Fitnenin otopsisi ortaya çıkmasıyla kalpten gitme ihtimali mevcuttur. */

Aşırı derece de Türk ve İslam savunucusu olanların Türk ve Müslüman olmayanı nasıl savunacakları merak konusudur.

Kitap yukarıda bahsedilen veya bahsedilmeyen detayları birinci elden kaynak, tanık, hatıra ve anılarla açıkça gün yüzüne çıkarmaktadır. Israrla tavsiye edilir.

 

Yorum Yap

Yorum yapmak için lütfen Giriş yapın.