Samimiyet Nedir?

1.
içten olma durumu, içtenlik.
2.
biriyle senlibenli, içlidışlı olma durumu.
Sözlük anlamlarına bakınca yukarıdaki cümleler ortaya çıkıyor ama gelin biraz romantizm biraz işin gerçek tarafına göz atalım.
Samimiyet lise yıllarında zenginin de orta gelirli aile çocuğununda ortak paydada buluşup aynı sofraya oturmasındaki emektir. Babalarının farklı işler yapıyor olmaları, yahut farklı gelir ve gidere sahip olmalarına rağmen o sofrada bölüştükleri geçmişte 50 kuruşluk Link (Vişne, Portakal, Çilek aromalı içecek.) şu an 75 kuruşluk içecektir. O sofrada dönen konular sınıf yükseldikçe daha da gerçekleşir, başlarda oyun muhabbetleri saran ortamın sonlara doğru iş – güç yahut gelecek kaygısı sarmasıdır.
Samimiyet gerçekten aitlik hissetmediğin yerlerde bulunmayan uzaktan uzağa ‘el’ konumundaki mekanlarda olmayan bir kavramdır.
Siyaset nedir bir de ona bakalım, Arapça kökenli bir kelime olan siyasetin anlamları şunlardır;
1. ➽siyasa
2. eskimiştir
ölüm cezalarının uygulandığı yer.
3. mec.
çeşitli siyasal görüşlerin tartışıldığı yer.
4. mec.
siyasal yaşam, siyasa.
“Parası olan siyaset meydanına atılıyor”
Eskiden idam cezalarının uygulandığı yer olarak geçmekte ancak günümüzde milleti idam etmek ile hiçbir farkı bulunmayan kişilerin-partilerin gerçekleştirdiği bir ‘iş’ halinde. Siyasetin samimiyeti olur mu diye biraz araştırabilir isek olmayacağına akli dengesi yerinde olan her birey ile farkına varır eşit kanaat getirebiliriz. Sürekli AKP eleştirmekle olmaz kardeşim bu iş, sen kendini de eleştirecek kendinde de kusur arayacaksın.
CHP‘nin tek başına iktidar dönemi 1 Kasım 1923 İsmet İnönü hükümeti ile başlayıp 22 Aralık 1950’de Şemsettin Günaltay hükümetiyle son bulmuştur. Bu dönemden sonra dönem dönem koalisyon hükümetlerinde yer alan CHP, sadece 1 ay süren 40. Bülent Ecevit hükümetinden bu yana tek başına iktidar olamamıştır.”
Bakınız kısaca CHP tarafına bir omuz atalım geri tepkileri ne şekilde olurdu diye kendimiz yine yorumlayalım. CHP iktidar olduğu dönemlerde başaramadıklarını günümüzde başaracağından bahsediyor, bahsediyor da adama demezler mi “kardeşim sen başaracağız edeceğiz diyorsun ama sen zaten bir hükümet kurmuş partilisin. O dönem başaramadığını bu dönem neye dayanarak başaracağından bahsediyorsun?”
-Teknoloji ilerledi.
-İnsanların aklı başına geldi.
-Global Dünya’da gelişmeler gittikçe yükseliyor.
-Ülkeyi bir yerlere getirdiler devamını biz getirelim.
Tamam yapın yapmayın demiyoruz. Vaatlerinizin garantisini neye dayanarak veriyorsunuz bunu hiçbir yerde açıklamıyorsunuz ama. Bu işte bir tezatlık yok mu? Yiğit iseniz hakkın peşine düşün memleketin her bireyinin sorununu çözmek için teşkilatlanıyor kısaca her yere elinizi burnunuzu sokmaya yelteniyorsunuz.
Halen Dünya üzerinde 60. sırada internet hızı alan bir ülke altyapısına sahip iken “bugsız bir Türkiye” diyorsunuz.
Bu zamana kadar ana muhalefetlik yaparken kaçınızın interneti aksadı ki garibanın 25 mbps’lik internetini konuştunuz da derdine yandınız?
***
Adamı yerler hocam yerler de o adamın haberi olmaz.
Dilenciliği meslek edindirmeyin diye her tarafa afiş asmak yerine bu milleti hem dilencilerle muhattap olmaya maruz bırakmayıp hemde dilencilerin madur olmayacağı bir ortam yaratmak için kaçınızın kaç projesi var?
Yerlere tüküren, ahlaki düzeye sahip olmayan insanların eğitilip topluma kazandırılması için kaçınız oturup bir masada muhabbet ediyorsunuz?
Meydanlarda toplumun ilgisini “30 tane yarabandı 1 lira” yerine neden bir fotoğraf, resim sergisi yahut kulağa hoş gelecek tarzda müzikler çalması için milleti teşvik etmiyorsunuz?
Sürekli Avrupai takılan beyaz çoraplı tayfasınadır sorum ***’dan sonrakileri sadece CHP tayfasına değil bütün tayfaya hitap şeklinde yazıyorum.
Hizmeti tıkış tıkış binalar yerine doğal yaşam alanları, gezilip görülecek sanat eseleri bırakmıyoruz?
Osmanlı’dan bahsedip padişaha sövüyor bu millet kimse gıkını çıkartmıyor. Hocam yerler sizin samimiyetinizi, buyursunlar gelsinler asgari ücret alsınlar. Eskidendi o devlet meseleleri şimdi hepiniz kendi kesenizi dolduruyorsunuz. Çocuğunuzun kesesini düşünüyor, torunlarına ekip diktiği tarlayı bırakan Anadolu insanı işçi Mehmet’in yerine sizler torunlarınıza son model araçlar, akıllı telefon ve evler bırakıyorsunuz.
Gelin asgari ücret alın, kiminiz kirada otursun kiminiz kendi evinde. Ama çocuğunuz devlet okullarına gitsin, özel okul isteyen kredi çeksin. Ayda bir kez eviniz için alışverişe çıkın, üstünüze 2 ayda bir kıyafet alın. İnternet faturanızı otomatik ödemeye bağlattırmayın aydan aya ödemeye çalışın paranız yetişmesin hızınızı yavaşlatsınlar. Allah’tan anlayışlı bir su işletmemiz var suyu kesmiyorlar. Elektriğinizi 1 ay geciktirin 2. ay kesim ihbarı gelsin.
Bina aidatını yatıracak paranız kalmasın kapıcı ya da yöneticiyle karşılaşmamak için dua edin de biraz adamlığınızı görelim. Gelin kardeşim, hak’tan, eşitlikten, adaletten, kardeşlikten, birlikten, beraberlikten, insanlıktan, hümanizmden, sosyalistlikten, şeriatten… Ondan bundan alayınız gelin bir kardeşiniz, yeğeniniz, akrabanız, dostunuz, sevdiğiniz – sevmediğiniz kişi olarak davet ediyorum.
He en çok da şunu demek istiyorum.
Yırtık ayakkabısı olan çocuklarınız olsun, alın terini bilsin, hayatın her zerresini içinde yaşasın.
Arif Erhan

Arif Erhan

Kayseri'de Bilişim Teknolojileri, Web Tasarım ve Grafik Animasyon bölümü mezunuyum.

İletişim için: atsizpus@gmail.com
Arif Erhan

Arif Erhan Son Yazıları (Hepsi)

Yorum Yap

Yorum yapmak için lütfen Giriş yapın.