Psikoloji Savaşı ve Cahillik

Psikoloji insan için temel bir unsurdur. İnsanın düşüncesini,davranışını,tavrını,karakterini oluştururken hep psikoloji belirleyici etken olur. Her normal insan ülkemizde bir takım sorunlar olduğunu ve dili döndüğünce bu sorunların ne olduğunu söyler. Normal insan kalıbını vurgulayarak devam ediyorum.

Bunun daha ilerisi de bu sorunlara mantıklı bir sorun çözümü bulmaktır. Tabi sorunu bilen adam sorunun çözümlerini mantıklı şekilde aklına yatıran (sindiren) insan bunun diğer aşaması olarak, bildiklerini diğer insanlarla paylaşacaktır.

Sorunu söyleyen ama çözüm bulmaktan aciz kişiler sadece boş konuşma eylemini gerçekleştirmektedir.

Hele bazı sorunlar var ki, yıllarca yaşanmış olduğu için herkes tarafından bilinmiş olup üstüne sorun var demek bile komik kaçmaktadır. Buna en büyük örnek Eğitim Sistemi’dir. Eğitim Sistemi’nin sorunlu olduğunu herkes uzun yıllar söylemiştir. Günümüzde geldiğimiz noktada herkes bu sistemin sorunlu olduğunu bilmektedir. En başta Milli Eğitim Bakanlığı. Çünkü sistem bu kadar sorunlu olmasa, sık sık sistem değişikliği olmazdı.

Peki bu herkesçe bilinen sorun için niye bu noktada sorun var gibi boş söylemler sarf edilmektedir ?

Bir sorun olduğununu herkes istinasız biliyor. Bu saatten sonra yapılması gereken soruna çözüm üretmektir. Gerisi boş laftır.

Yeni bir element keşfetmiş gibi heyecanla, yeni bir sorun bulduğunu sanıp Eğitim Sistemi işaret ediliyorsa, bunu yapan kişi Akıl Hastanesi’nde tedavi olmalıdır.

Burada anlamamız gereken şu ki, sadece laf söylemeyi seven ama iş eyleme gelince hiç bir etkinlik göstermeyen bir toplum olduk demektir. Dikkat ederseniz toplum olduk ibaresini kullanıyorum. Çünkü Türk Milleti böyle bir yapıda olmayıp, üzerine oynan sistemli toplum mühendisliği çalışmalarıyla bu hale getirilmiştir.

Ülkesini herkes sevdiğini söylüyor ama ülkesini sevdiği için çalışan bir avuç insan bulunuyor. Niye ?

Herkes sorunu söylüyor ama bu sorun için bir çözüm söyleyen bir avuç insan bulunuyor. Niye ?

Bu konuşma ve üşengeçlik psikolojisiyle mücadele edilmelidir. Çünkü bu tarz boş konuşmalar genellikle üşengeç, aklı yok ama fikri var tarzı insanlar tarafından yapılır.

Bir şeyler yapmak için uğraşan kişiler de çözüm üretmeyip boş konuşan kişileri asla dikkate almamalıdır.

Ülkede kötü olan şeyleri düzeltsin, iyi olanı daha iyi yapsın diye seçilen görevliler bile sorunlardan yakınıyor. Bu aslında ahmaklık değil, bilinçli bir durumdur.

Sorunun çözülmesi istenmiyorsa, o sorunları çözmekle görevli olan kişi de sorunlardan yakınır. Çünkü sorunun çözülmesiyle ilgili durum yokmuş gibi davranılır. Peki bir grup insanın aklında canlanan şu sorunun cevabı var mıdır ?

Peki sorunları kim çözecek ?

Eğer sorun çözmekle görevli kişi de o sorunlardan yakınıyorsa en azından bu sorunun cevabı o kişinin bu sorunu çözemeyeceğidir.

Peki sorunları kim çözecek, milletimizde oluşan bu tarz millet unsurunu yok etmeye giden psikolojiyle kim mücadele edecek ?

Cevap çok basit. Sorunları tespit edip bu sorunlara çözüm üretenler, çözümlerini uygulamak için çalışacaklardır.

Yıllardır milletin Türkçe ve yabancı dil sorunu vardı. Eğitim dilinin İngilizce olması başlı başına bir sorundu. Bu sorun ile kim detaylıca uğraştı ? Sayın profesör Oktay Sinanoğlu hariç, hiç kimse hatırımıza gelmiyor. Onun söyledikleri bile uygulanmaması ve bizi uyardığı noktaların hala ülkemizde geçerli olması çok üzücüdür.

Çünkü hazırlık sınıfı denilen saçmalık, hala bir sürü üniversite de uygulanmaktadır. Türk Milleti’ne en büyük ihanet olan eğitim dili İngilizce uygulaması hala Türk Üniversiteleri’nde uygulanmaktadır. Misyonerlik okulu olan Kolejler, ülkemizde eskisinden bol bol bulunabilmektedir.

Bunların hepsi birer faciadır. Milleti bu duruma getiren yanlış psikolojidir. Çünkü bilim dili İngilizce gibi ahmakça ve zırva olan bir laf türetildi, tüm topluma körü körüne yutturuldu. İngilizce olmadan bilim yapılmaz falan filanmış. Peki iki atom bombası yiyip, ısrarla kendi dilini kullanan Japonlar nasıl bilim yaptı ?

İngilizce normal dil hususiyetlerinden de uzak bir çok dilin karması saçma da bir dildir. Üstelik öyle ahım şahım bir geçmişi de yoktur. Peki herkes bu İngilizce putuna niye sarıldı ?

Bunu oluşturan cahillik psikolojisidir.

Bilim dili İngilizcedir cümlesine acaba bu böyle midir diye sormayan kişilerde maalesef cahillik psikolojisi vardır ve bizi bu bitirmektedir.

Çünkü ortada karşılaştığımız cümlenin söylemek istediği bir durum yok hatta böyle bir durum olmayıp aksine bir durum bile var.

O yüzden akıl ve düşünmek çok büyük bir nimettir. İngilizce’nin nasıl temelsiz ve dil yapısından uzak saçma yapısı görülmeye başlanmış, ipliğinin pazar çıkması da o kadar uzun değildir. Bunu sağlayacak etken de yazılım dillerinin İngilizceye bin basar nitelikte önemli olması durumudur. Bu durum İngilizce’nin rezilliğini ortaya serecektir.

Elbette ki yabancı dil bilgisi mesleğin gerektirdiği ölçüde faydalıdır. Çünkü üretilen, bulunan şeyler evrensel olsa da bunun ifade edildiği bir dil olacak. Bu dil Japonca,Almanca,Fransızca,İngilizce vb. olabilir.

Eğitim sistemi en büyük ve en göze çarpan örnek olduğu için üzerinde durdum. Yoksa ekonomi gibi karışık ama sorunun varlığı kesin olan konularda var.

Maalesef Eğitim Sistemi’nde bir takım olumlu sonuçlar elde etmedikçe bu Psikoloji Savaşı ve Cahillik sürecektir.

Çünkü kötü eğitim disiplinsiz bireyler oluşturuyor. Düşünmesi körelmiş bireyler oluşturuyor. Aklını kullanmayan bireyler oluşturuyor. Peki bunların yaşadığı ve çoğunlukta olduğu toplum için iyi herhangi bir şey söz konusu olabilir mi ?

Asla ve asla olamaz..

Ülkemizde yapılması gereken şeyler çok detaylı ve çok uzun şeylerdir. Ancak burada bunlar için ana unsur olanlarından bahsedelim.

1- Düşünebilme Becerisi

2- Disiplin

3-Yaratıcılık

4-Üşengeçlikten Kurtulma

İnsanların hep bir hedefi olduğundan bahsederiz. Yukarıdaki özelliklere sahip olmayan kişilere tavsiyem bu özellikleri kendilerine kazandırmayı hedef edinmeleridir.

Bir sistem bir sürü alt sistemlerden oluşan çark/dişli sistemi gibidir. Her bir çark, bu milletin ferdidir.

Demek o ki, sistem düzgün işlesin istiyorsanız her çark da düzgün ve doğru işlemelidir.

Üstümüze düşen görev, milletin kanıksadığı büyük yanlışları bulmak, sorunlu sistemleri düzeltmektir. Atatürk’ün Gençliğe Hitabesinde seslendiği gibi muhtaç olduğumuz yani yapmak için ihtiyacımız olan tek şey “…damarlarımızda ki asil kanda mevcuttur”.

Ne birilerini seçmemiz, ne birilerini oylamamız, ne şu-bu eğitimi almamız,ne de şu-bu mevkide olmamız gerekmektedir. Gereken tek şey muhtaç olduğumuz kudretin damarlarımızda olduğunu bilip,işe koyulmaktır.

Tanrı Türk’ü Türk yurtlarını korusun.

İbrahim ÇAPAR

İbrahim ÇAPAR

Türkçü-Turancı. Çeşitli mühendislik ve bilim alanlarında Türk uğruna savaşmayı hedeflemiş bir Genç Atsız.
İbrahim ÇAPAR

İbrahim ÇAPAR son yazıları (Hepsini Gör)

Yorum Yap

Yorum yapmak için lütfen Giriş yapın.