milleti sadıkadan milli düşmanlığa

Milleti-i Sadıka’dan Milli Düşmanlığa -Ermeniler-

Ermeniler, Selçuklu Devleti zamanı ile başlayıp Osmanlı Devleti’nin bir zamanına kadar sadık millet olarak bilindiklerinden ‘millet-i sadıka’ olarak isimlendiriliyorlardı. Sonrasında ise doğu bölgelerinde yaşadığımız olaylar ve devamında ki süreçte bu durumun tam aksi şekilde bize ihanet ettikleri belgelerle açık bir gerçektir.

Yazının başlığı olarak kullandığımız ifade Ötüken Dergisi Köşe Yazarlarından Yusuf Düzgören’in kitabının ismidir. Bu yazı da elimizde ki yayın organını kullanarak bu eseri tanıtma,okutma ve bilgilendirmek maksadıyla yazılmıştır.

Böyle bir çalışmayı daha önce Berkant Parlak’ın kitabı olan Türk Yazısı eserinde yapmış ve güzel bir istatistik yakalamıştık. Bu yazıyı da köşe yazarlarımızdan Nurettin arkadaşımızın hatırlatma ve tavsiyesiyle yazıyorum.

Onların kardeşleri ve dava arkadaşları olarak çalışmalarına destek olmak bizim görevimizdir.

Kitabın yazarı Yusuf Düzgören’in kitabın kapağında belirttiği üzere bu eser “Yüz Yıllık Düşmanlığın Psikolojik ve Tarihi Arka Planı” olarak detaylı bir araştırmadır.

Eserin ön sözünde de belirtildiği üzere bu çalışma Ermeni Tehcirinin 100. yılında yazılmıştır. Sık sık karşımıza çıkan Ermeni meselesinin, uluslararası arenada da aleyhimizde kullanılması bize karşı yapılan ayak oyunlarından ibarettir.

Dönemin ABD gazeteleri,İngiliz belgeleri, misyonerlerin raporları ve hatıraları okunarak hazırlanan bu çalışma objektif olarak da bakıldığından itiraz edilecek nokta bırakılmamak istenilmiştir.

Uluslararası arenada bizim aleyhimizde oluşturulan bir takım çalışmalar olduğu için Ermenistan’a devlet arşivlerini açarak meseleyi uluslararası alanda inceleme teklifi edilmiş ancak Ermenistan bu olaya yaklaşmamakla beraber, duymamış ayaklarına devam etmiştir.

Belgeler ile incelendiğinde gerçeğin ortaya çıkacağını bilen Ermenistan ve ona para,silah vs yardımı yapan önce Rusya sonra batı, neticeyi hepimizden iyi bilmektedirler.

Bu meseleyi bize karşı koz olarak kullanan devletler bunu yanlarında hep bir joker gibi taşımak istediklerinden konuyla ilgili ne gerekiyorsa yoğun şekilde ilgilenmişlerdir. Kurtuluş savaşından beri açıkça yapılan bu soysuzlukları açıkça işittik ve öğrendik.

Bu Ermeni meselesinden hep bir kâr uman kişi veya kişiler ya da odaklar, objektif şekilde yazılmış eser,yazı,makale vb ile derinden sarsılmış ve meselenin gittikçe istedikleri gibi işe yaramadıklarını acı içinde görmüşlerdir.

Bu eser de onlar arasında parıltısı ile yerini almış durumdadır. Yazarın, teşkilatımızın bir ferdi olmasıyla duygusal, eserin ise açık ve net objektif kaynaklarla durumu betimlemesinden ötürü de tarafsız olarak kalbimize girmiş durumdadır.

Osmanlı zamanında başlayan Ermeni meselesinin ilk çıktığı noktadan sonraki duruma kadar olan olayları anlatması kitaba tarihsel bir bütünlük kazandırmış ve okuyan için meseleyi başından itibaren takip etme şansı doğmuştur.

Misyoner faaliyetleriyle başlayan Ermeni Olayları ve devletimizde verdikleri zarar ile elde etmek istedikleri kitapta anlatılmıştır.Vatanımızda ilk yapılan terörist eylemi de Ermenilerin nasıl ve ne amaçla yapıldığına da değinilmektedir. Yapılan Osmanlı bankası soygunu açıkça bir terör eylemi olup, vatanımız üzerinde bir ilki teşkil etmiştir.

Kitap Avrupa da ki bürokratlarımızı şehit etmek amacıyla kurulmuş ASALA örgütünden bahsetmemiş ancak Ermeni meselesinin kökenini ve temel nedenini açıklamıştır. ASALA örgütünün sonradan PKK’ya devşirildiğini düşünürsek tarihsel olarak bu kitaptaki Ermeni Meselesinin kökeni büyük bir önem arz etmektedir.

Konuyla ilgili araştırma yapmak isteyen veya bilgi edinmek isteyen kişilere bu eser ısrar ile tavsiye olunur.Bu konuyla ilgili sizlere son derece yararı olacağından hiç şüpheniz olmasın.

Ülkemiz üzerinde gerçekleştirilmek istenen sinsi siyasi oyunlara bu tarz eserler bir mermi olarak sıkılmıştır desek abartmış sayılmayız. Bize düşen bilinçlenmek ve bilinçlendirmektir.

Ermenilere soykırım yapıldı gibi bir iddianın kabul edilemeyeceğinden elbette üstünde durmaya gerek yoktur. Ancak Ermeniler’in bizlere yaptığı soykırımların üstünde durmalı bu tarihi gerçekliği de ortaya çıkarmak zorunlu bir görevimizdir.

Ermenilerin yaptığı ayak oyunları elbette tutmaz,
Türkün karşısında dağ olsa bile duramaz.

Eserin sahibi Yusuf Düzgören ağabeyimize teşekkür eder, çalışmalarının devamını dileriz.

-Türkmen

 

 

İbrahim ÇAPAR

İbrahim ÇAPAR

Türkçü-Turancı. Çeşitli mühendislik ve bilim alanlarında Türk uğruna savaşmayı hedeflemiş bir Genç Atsız.
İbrahim ÇAPAR

İbrahim ÇAPAR Son Yazıları (Hepsi)

Yorum Yap

Yorum yapmak için lütfen Giriş yapın.