mezhep ve tarikatlar

Mezhep Ve Tarikatlar

Mezhep kelime anlamıyla bir dinin çeşitli görüş ayrılıkları nedeniyle ortaya çıkan kollarından her birine verilen isimdir.

Tarikat veya tarik kelimesi “yol” tarikat “yollar” anlamına gelir, “Allah’a ulaştıran yol” mânâsında kullanılmaktadır.

Sadece İslam inancında değil diğer inançlarda da mezhep ve tarikatlar vardır.

Mecusilik, budizm vs inanışlarda da değişik değişik tarikatlar ve mezhepler varlıklarını sürdürüyorlar. O yüzden konuyu İslam inancı olarak değil de genel olarak inanç açısından değerlendirmek daha açık olacaktır.

Mezhep ve Tarikatlar sadece İslam inancında sıkıntı değil, inanmadığımız diğer inanışların öz inancına da sıkıntılıdır.

Aslında Mezhep kelimesinin anlamına dikkatlice bakarsak fikir kelimesinin anlamıyla paralellik göstermektedir. Her insanın bir fikri olduğuna göre çok sayıda inançta çok sayıda mezhep çıkması normaldir. Herkes fikrinden kaynaklanan yorumlamasıyla ayrışır. Bu inanca ve mensuplarına birlik değil zarar getirir. Başlı başına kanser gibi hastalıktır.

Kültürel mozaik olarak herkesin farklı fikirlerinin olması güzeldir ve daha iyiye ulaşmak için de gereklidir. Ancak bu olgu ben farklı düşünüyorum ve bu düşünceyle sizden ayrışmam gerek diye düşünmek sakat bir düşüncenin eseridir.

Herkesin farklı düşünmesi ve bu düşüncesini yürütmesi bir haktır. Ancak bunlar öznel konularda böyledir. Nesnel olan konularda yani din inancında birden çok fikir sadece en doğrusuna gitmek için kullanılır.

Bir dinde bir yerin kanarsa abdestinin bozulduğu aynı zamanda kanarsa abdestinin bozulmayacağı gibi bir durum olabilir mi ?

Fikirlerin farklı düşüncesiyle oluşmuş mezhepler İslam inancına göre böyle söylüyor. Peki İslam inancın da zıt iki durum aynı anda gerçek olur mu ?

Bu tür ayrılık ve zıtlıklar inancı zayıflatır. Kişilerin şahsi hırsından doğan bu ayrılıklar inancın güzelliğine ve özüne zarar verir. İslamın son peygamberinin vefat ettiğinden beri olan tam olarak budur.

İslam’ın kitabı Kuran-ı Kerim’de hiç bir şekilde mezhep olmadığı şekilde zorla mezhep kabul etmeye çalışan bir algılayış var. Üstelik yetmediği gibi fazlasıyla da üretiliyor.

İslam inancının mezhebi yoktur. Peygamberinde böyledir, kitabında böyledir. Diğer gelen dinlerin yani inanışların da bildiğim kadarıyla ortaya çıkma anında mezhebi yoktur.

Mezhep fitneciliktir, kişisel hırstır ve saçmalıktır.

İmam olarak başarılı görülmüş kişilerin düşünce sisteminin mezhepleştirilmesi tamamen insani duygudan doğan zırva ve saçmalıktır.

Aynı dinin aynı anda zıt iki doğrusu olamaz. Akla ve mantığa terstir. Din aklın ve mantığın algılayamayacağı olgular içerse de İslam dini açısından değerlendirirsek İslam dini son derece akılcıdır.

Mezhebin bu saçmalığından doğan tarikatlar da tamamen kaos ve bölücülüktür. Rekabet hissidir.

Ülkemizde 35 küsur tarikat var. Tam sayıyı bilmiyorum zira her geçen gün de artma ihtimali var zaten. Bir dinin aynı anda zıt 35 tane zıt görüşü olabilir mi ya ?

İnancın ritüeline, duanın, abdestin şekline göre bile ayrışıp tarikat kurmuşlar. Sebep ?

Bölücülük, insani hırs, fitne.

Savunduğu din ile ne alakası var ? Ben söyleyeyim, hiç.

Bu şekilde gruplaşan tarikatlar Allah’ın yoluna değil bölücünün yoluna gitmektedir. 15 Temmuz bir tarikatın verebileceği zararın en iyi örneğidir. 15 Temmuz’un 15 sayısı 15 yıl o tarikata destek verdiğini anlatır, anlayan için.

Tarikatlar gruplaşır.Bunu mezhep aracılığı ile yapar.Farklı farklı çok sayıda olması kadar birlik engellenir. Mevcut olduğu konumda kaos çıkartır, sistemleri işletmez hale getirir ve ilerlemeyi durdurur.

Bu da kesinlikle birilerinin işine gelir.O işine gelen kişi,kurum,odak ise bunu destekler veya körükler. Hatta 2-3 kişi görevlendirip yeni mezhep ve tarikat bile yaratır.

Mezhep ve tarikatlar var olduğu günden bu yana siyasi ve jeopolitik amaçlar için kullanılmıştır.

Saf, samimi Müslümanın işinin olacağı olgu değildir. Tanrı dini aklı olmayana göndermemiştir dolayısıyla onu dininden sorumlu tutmuyor. Aklını kullanamayan insan mezhep ve tarikatlara gidebilir.

Zaten Tanrının gönderdiği kitabın inancına göre İslam dininden sorumlu değildir. O yüzden İslam dışı bir hareket yapabilir.

Ancak siyasi ve jeopolitik alanlarda bu grupların kullanılması mevcut bölgeyi istenilen kaosa sürükler.Sistemin durdurulması en kolay bu şekilde sağlanır.

Hatta bazı bakanlıklara bir tarikat diğer bakanlığa diğer tarikat gelirse bunlar içeride çatışır ve içeriden de yürüyemez hale gelir.

Mezhep ve Tarikat fitnenin ve fesadın kaynağıdır. Aklı olan insan uzak durur. Aklı olmayan insan dinden sorumlu olmadığı için bu tür hareketleri yapar.

İslam inancının mezhebi ve tarikatı yoktur. Ayrıca Türkçüler millete verdiği zararı görüp bu aptalca kurumların karşısındadır.

Yıllarca bilincimize yerleştirilmiş ben şu mezhebe inanıyorum, sen şu mezheptensin algısını yıkalım.

Bölücülüğün ve fitnenin başı böyle küçük yıkımlarla ezilir.

-Türkmen

 

 

İbrahim ÇAPAR

İbrahim ÇAPAR

Türkçü-Turancı. Çeşitli mühendislik ve bilim alanlarında Türk uğruna savaşmayı hedeflemiş bir Genç Atsız.
İbrahim ÇAPAR

İbrahim ÇAPAR Son Yazıları (Hepsi)

Yorum Yap

Yorum yapmak için lütfen Giriş yapın.