Kurbağa Deneyi

Son günlerde ekonomik açıdan yaşanan çok fazla etkileşim üzerine herkesin gündemi ekonomi oldu.

Normal tabii.

Dolar 6.40

Euro 7.31

Sterlin/Pound 8.18

10 Ağustos tarihinde dolar %16’nın üzerinde bir değer kaybı yaşadı. Son dönemde aşırı ciddi bir şekilde paramız değer kaybediyor. Ekonomideki bu hareketler üzerinde siyasi hareketlerin etkisi olsa da asla siyasi endeksli değildir.

Rahip konusu ile bu ekonominin durumu asla açıklamaz. Değil Brunson, ülkede ki tüm görevlileri geri iade etsek ekonomik durum düzelmez, düzelmeyecektir.

Meseleyi ekonomik terimler ve ekonominin bu durumda olmasını sağlayan etkenler ile konuşmak mümkün. Ancak bu ekonomik tablonun herkesin cebine vurmasıyla dikkat edilmesi gereken noktanın altını çizmek lazım.

Herkesin cebine vuran bu değer kaybı insanların alışverişlerine, faturalarına , tüketim alışkanlıklarına yansıyor.

Yaşanan para kayıpları millet üzerinde ani etki yaratır. Peki millet her geçen gün cebinde değeri azalan parasının ve devletinin sahip olduğu borcun artmasının nasıl farkına varamıyor ? Farkına varsa da niye reaksiyon gösteremiyor ?

Bu durum aslında sadece ekonomide değil birden çok alanda ülkemizde uygulanmış bir durum.

Durum dediğime bakmayın direkt olarak Toplum Mühendisliğidir.

Bu durumun tam karşılığı meşhur Kurbağa Deneyidir.

Basit bir deney aslında. Deneyde ne kadar fiziki durumlar söz konusu olsa da insanın sosyal yaşantısı açısından tam bir eşlenik ifade.

Soğuk bir kazanı ocağa koyulur. Bu su kurbağalarının vücutlarının dayanamayacağı kadar ısıtılır. Bir tane kurbağa suya atılır. Kurbağa suya dokunur dokunmaz sıçrayacaktır.

Bu çok normal ve doğal bir reflekstir.

Aynı soğuk bir kazanı ocağa koyalım. Kurbağayı da üstüne koyalım. Kurbağa soğuk su olduğu için kendine uygun görerek sabit kalacaktır. Şimdi ocağın altını çok hafif açalım. Belli aralıklarla da kurbağanın fark etmeyeceği derece de ısıyı arttıralım. Kurbağanın ısı attıkça tepki vermediğini gözlemleyeceksiniz. Öyle ki en son sıcaklık vücudunun kaldıramayacağı sıcaklığa geldiğinde bile kurbağa tepki veremez. Yavaş yavaş artan sıcaklık onu tepkisizleştirmiş, hissizleştirmiş ve doğal reflekslerini kırmıştır.

En son da ısı vücudunun kaldırabildiği ısıyı kaybettiği için kurbağa ölecektir.

Basit bir deney. Bu hikayeyi okuyanlar son 30-40 yıllık süreç içerisinde Türkiye de olanların bir yansımasını hatırlayabilir.

Terör olayına baktığınızda başından sonuna kadar böyledir.

Ekonomi için başından sonuna böyledir.

Demokrasi denilen illet için böyledir.Evet, o özgürlükçü çağdaş düşünce olarak bildiğiniz demokrasi. Öcalan’ın yeğeni ve kardeşinin mecliste, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde olduğu asla unutulmasın!

Eğitim sisteminde başından sonuna kadar böyledir.

Daha bir çok ama bir çok alan saymak mümkündür. Örnek anlatılmasını istenilen konu için yardımcı bir araçtır. Fazlasına gerek yok.

Önümüzde kritik bir soru var.

Türk Milleti olarak yavaş yavaş ısıtılırken, henüz de ölmediğimize göre ne yapmamız gereklidir ?

Kurbağanın sıcak suya karşı göstermiş olduğu refleks öğrenilmiş bir davranıştır.

Sıcaklığın yavaş yavaş arttırılarak öğrenilmiş davranışın hissiz kaldığı bu durumda yapılması gereken kazana yeni atılan kurbağaların tepkisini gözlemlemektir.

Öğrenilmiş davranışlar deneyim sonucu değişen davranışlardır.

Refleksi hissizleşmiş herkesin yapması gereken, suya yeni atılan kurbağaların yaptığını yapmaktır.

Türk Milletinin kazana yeni atılmış kurbağaları Türk Gençliğidir.

Refleksiyle beraber şuurunu kaybetmiş kişilerin olduğu bir ortamda Türk Gençliği refleksini kullanarak doğru hamle yapmak durumundadır.

Yılların geçmesiyle bütüne yaklaşık çoğu konuda olan hissizleşmeyi ve refleks kırılmasını üzülerek gözlemliyoruz. Düşmana düşmanlık yaptığı için kızılmayacağı için biz de elimizden geldiğince birilerine durumu izah etmeye çalışıyoruz.

Bu yazının yazılma amacı 1. olarak Kurbağa Deneyi anlatmak,

2.olarak yaşayacağımız ekonomik krizde insanların davranışlarını anlamlandıramayanlara, anlamlandırmaları için yardımcı olmak.

Keskin ve etkili müdahaleler olmadıkça (ki olmayacağa benziyor) ekonominin kötüye gidişi sürecek, paramız daha çok değer kaybedecektir.

Bu durumda bir ekonomik kriz yaşayacağız. Ekonomik kriz yaşayan toplumların verdiği, vereceği tepkiyi vermemek sizi şaşırtmasın. Toplumun buna daha çok katlanacağı şuandan bile açıktır.

7 değil 70 olsa da dayanırız şeklindeki söylemler olacakların göstergesidir. Kimse kahin değil sadece durum çok net gözüküyor.

Suyu yavaş yavaş ısıtılan Türk Milleti önce terör sonra ekonomi konusunda istenilen noktaya getirilmeye çalışılıyor. Bu durumlara çözüm refleksleri sağlam kişilerle iş yapmak,mücadele etmektir.

Mücadele ve değişim oturduğumuz yerden, sosyal medyadan ya da kuru eleştiri ile gelmez, gelmeyecektir.

Küresel olarak sıcaklıklar arttıysa, bizim altımızda yakılan ateşin sıcaklığı da fazlasıyla arttı. Bilginize…

İbrahim ÇAPAR

İbrahim ÇAPAR

Türkçü-Turancı. Çeşitli mühendislik ve bilim alanlarında Türk uğruna savaşmayı hedeflemiş bir Genç Atsız.
İbrahim ÇAPAR

İbrahim ÇAPAR son yazıları (Hepsini Gör)

Yorum Yap

Yorum yapmak için lütfen Giriş yapın.