Komünizm ve Sanayi Devrimi

Kısaca Komünizm nedir diyerek yazıya başlayalım.

Komünizm, komün kelimesinden gelir. Komün kapalı toplum demektir. Komünizm de kapalı toplumculuktur. Bir grup insanın kendi arasında ortaklaşmaya üretmesine dayanır. Cemaatler, tarikatlar komündür.

Komünizm: Tüm malların ortak mülkiyet fikrine dayanan bir ideolojidir. Latince evrensel gibi anlamlara gelen communis sözcüğünden türetilmiştir. Karl Max ve Friedrich Engels “Komünist Parti Manifesto” adlı bir eser yazmışlardır. Eserin yayımlanma tarihi 21 Şubat 1848’dir.

Şimdi burada dikkatinizi başka bir noktaya çekeceğim.

Sanayi Devrimi

 Sanayi devrimi buharın ve ham maddenin(kömür) kullanılmasıyla 1700’lü yıllarda başladı. Tam olarak yıl vermek gerekirse 1784. İkinci sanayi devrimi ise 1870 yılında gerçekleşmeye başlıyor. Engels ve Marx “Komünist Parti Manifesto” adlı eseri 1848’de yazmıştır. Yani komünizm fikri 1848 yılında sistemli hale geçiyor. Bu fikrin sistemleşmesinin dönemi önceki zamandaki sosyal ortamdır.

 

Komünizm’de vurgulanan kavram proleteryadır. Proleter kavramından türetilmiştir. Proleter, alt sosyal sınıfı tanımlamaktadır. Komünistlerin süslü laflarını geçelim. Vurguladıkları kavram işçidir. İşçi kavramı ele alındığında Sanayi Devriminden bahsetmemek imkansızdır .Ancak benim gördüğüme göre bu konu atlanmıştır. Ben değinmek istiyorum.İşçi kavramının vurgulanması, öne çıkarılmasının sebebi işçiye tanımlanan haklardır. Siyasetçisi ve fikir adamı işçinin sosyal durumunu kullanmıştır. Komünizm iktidara böyle geçmiştir.

 

Endüstrinin gelişmesinden dolayı yasa açıklarını kullanan işverenler ve işçi hakları için yasalarla uğraşmak yerine evrensel ortak mal kullanımını tanımlamaya çalışan fikir adamları. İkisi de birbirinden beter!

Bu yazıda Komünizm fikrinin sistemleşmesini sağlayan sosyolojik ortamlardan bahsederek günümüzde gerek olup-olmadığına değineceğiz. Endüstrinin gelişmesiyle fabrikalarda çalışan kişi sayısı arttı. Kırsal kesimden kentlere göç her sene artış gösterdi. Yalnız yeni kurulan fabrikalar çok çalışma saati ve düşük ücret mantığıyla hareket ediyordu. Bunları düzenleyen yasalar yoktu. İşverenlerde bu ortamdan  yararlanarak olabildiğince fazla üretim verimliliği almaya çalışıyorlardı. Bu koşullara itiraz edeni hemen çıkarıyorlardı,çünkü yerine yenisini bulmak çok kolaydı.

Şimdi tarihleri hatırlatarak sosyolojik olayları ele alalım

1.Sanayi Devrimi  1784.

2.Sanayi Devrimi 1870.

Marx ve Engelsin yazdığı “Komünist Parti Manifesto”nun yayımlanma tarihi 1848. Yani Komünizmin sistemli hale geçmeye başladığı tarih.

1.Sanayi devriminden 64 yıl sonra, 2. Sanayi Devriminden 22 yıl önce. Yani 2. sanayi devrimi aşamasına geçiş yaklaştığı bir dönemde yazılmıştır.

Neden komünizm fikri o tarihte sistemleşmeye başlamıştır? Çünkü 1784 başlayan Sanayi Devrimiyle işçiler çok kötü şartlarda çalışıyor, az para alıyor, yüksek mesailer yapıyorlardı. Uzun zaman böyle bir işçi ortamı olması bu fikri sistemleştirdi.

Mesela bu fikrin sistemleşmesine yardımcı olan, dünya da yer bulmuş olaylardan bahsedelim.

Kadınlar Günü mesela.

8 Mart 1857 tarihinde tekstil işçisi kadınlar fazla çalışma saatleri, düşük ücretler ve elverişsiz koşullar sebebiyle grev yaptılar. Grevde çıkan yangında işverenlerin asansör sayısını bire indirmesiyle ve kaçış olmasın diye yangın çıkışlarını kilitlemesiyle 146 kişi yanarak hayatını kaybetti. Bunlardan yüz yirmi dokuzu kadındır.Bu olaydan dolayı sonradan toplanan ikinci enternasyonel de bir kadın tarafından verilen öneriyle 8 Mart Kadınlar Günü ilan edildi.

Endüstri yaygın değildi fazla ham madde kullanılmıyordu. Tekstil sektörü yoğunluktaydı. Tekstil sektöründe de çoğunlukta kadınlar çalışırdı. O dönem çalışan işçilerin yaşadığı memnuniyetsizliği grevlerden anlayabiliyoruz. İşçi kavramının bastırılmasının nedenini bu ve bu gibi olaylar gözümüzün önüne seriyor.

Üretim 1700-1800’lü yıllar arasında evlerde tek başına yürütebildiği kadar idi. Sanayi devriminin başlamasıyla bireysel üretim,endüstriyel üretime döndü. Sanayinin hızlı gelişmesine yasalar anlık reaksiyonlarını gösteremedi. İşçiler uzun bir dönem uzun saat, kötü şartlar az para sistemiyle çalıştı. Bu sosyolojik ortam İşçi sınıfının büyük sorunlarından dolayı komünizm fikri sistemleşmeye başladı.

Komünizmin sistemleşmeye iten budur. Şimdi kısa olarak sistemleştikten sonra yayılmasının sebebine değinelim.

Marx ve Engels Komünizmi sistemleştirdiğinde yıl 1848’dir. Bu zamandan sonra 1.dünya savaşına kadar olan zaman diliminde, yaklaşık 1910’lara kadar bu sosyal işçi ortamı devam etti. Grevler sık sık baş gösterdi. Sendikalaşma çabaları yürütüldü. Yasalar yeni yeni işçileri kapsayan yasalar olmaya başladı. Ancak 1.Dünya Savaşının da yıkıcı etkisiyle gelişen bu sosyal ortam tekrar bozuldu. İşçi tekrar eski elverişsiz ortamında çalışmaya başladı. 1918’de 1.Dünya Savaşının sona ermesinin tahribatıyla işçi sınıfı kendi açısından çare aradı. Komünizm fikir dikkati çekmişti ve bir çare olarak görülüyordu. Rusya bölgesinde taraftarı çoğaldı ve 1.Dünya Savaşının verdiği tahribatın da etkisiyle, 1.Dünya savaşından 4 yıl sonra Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği kuruldu. Komünizm yıkıcı etkinin getirdiği avantaj ile çok kişi toparlamıştı. Bu yıkıcı etkinin verdiği zarar üzerinden kısa bir süre sonra 2.Dünya Savaşı 1939 da patlak verdi. Tekrardan bir dünya savaşının etkisini işçi sınıfı yine yoğun bir şekilde yaşadı. Uzunca yoğun bir sosyal elverişsiz ortamda çalışan, hakkı yenen işçi Komünizm masalına kanıyordu.

1922 Yılında Sovyetler’in kurulmasından sonra,2.Dünya da Nazi Havası esip, söndükten sonra da Avrupa da komünizm yayılıyordu. Aslına bakılırsa Sovyetler’den önce 1917 yıllarında irili ufaklı komünizm yayılıyordu. Sovyetler büyük bir etki yarattı ve sonra Nazi etkisinden sonra bir yayılış gösterdi. İşçi sınıfın buna kanmasının tek sebebi uzun süren sosyal kötü işçi ortamı idi. Çok basit ve aşikar.

Şimdi günümüzde gerekli olup olmadığına gelelim.

Günümüzde İşçinin gerekli hakları ve sendika çalışmaları mevcuttur. İş Güvenliği tüm endüstride titizlikle takip edilmektedir ve işçinin iş beğenmeme, değiştirme hakkı vardır.İşçinin artık sosyal iş ortamı çok uygun ve elverişlidir. Komünizmin artık sosyal iyi işçi ortamına rağmen yayılmasına imkanı yoktur. Geçmişten gelen diktatörlük sayesinde yaşayan ülkelerde de muhakkak ki yıkılmaya mahkumdur. İnsan fıtratına ters olması din ve milliyet konusunu ele almadım. Sadece onların dillerinden düşürmediği işçi açısından değindim. Geçmişten gelen bazı ortamlar sayesinde yayılmış, devlet yönetim biçimi olmuş. İyileşen işçi ortamıyla da yavaş yavaş tahribat alıp yönetim rejiminden düşmüş, bu rejimle kurulan devletler yıkılmıştır. Günümüzde de bu ortamdaki işçi üzerinde yayılması imkansızdır.

 

Zira sayısını bilmediğim kadar çok fragsiyona yani hizipe bölünmüş bir fikrin birleşmesi imkansızdır.

 

-Türkmen

 

İbrahim ÇAPAR

İbrahim ÇAPAR

Türkçü-Turancı. Çeşitli mühendislik ve bilim alanlarında Türk uğruna savaşmayı hedeflemiş bir Genç Atsız.
İbrahim ÇAPAR

İbrahim ÇAPAR Son Yazıları (Hepsi)

Yorum Yap

Yorum yapmak için lütfen Giriş yapın.