Hüseyin Nihal Atsız

Yolbaşçı Hüseyin Nihal ATSIZ

Yolbaşçımız Hüseyin Nihal ATSIZ’ın ölümünün 41. yıl dönümünde onun aziz hatırasını saygıyla anıyoruz.

Gök Bilge Nihal Atsız 1905 Ocak İstanbul’da doğmuş, tarihin unutamayacağı bir şahsiyettir.

Bir Ocak günü hayat mücadelesine başlayan Yolbaşçımız Nihal Atsız şeref taşan bir ömür geçirmiştir. Atsız hiç bir zaman eğilmeyen bükülmeyen tavizsiz sert ve dik duruşuyla en büyük düşmanlarını kendine hayran etmiştir.

Onun davası yüce, kişiliği yüce, davranışları yüce, kararlılığı yüce idi. Gönüllerde yatan Türkçülük aşkının meşalesini yakarak alevlendirmiştir.

Davası uğruna her şeyi vermiş, tek gayesi bu davayı yükseltmek olmuştur. Vefat etmeden önceki son aya kadar da kalemini kullanmıştır.

Atsız’ın kalemi bin kılıçtan daha keskin, Atsız’ın düşünceleri bin ordudan daha sağlamdır. Tarih onun gibi davasına son derece imanlı birisini çok az sayıda görmüştür.

Çok sayıda yazılar yazmış, çok kıymetli şiirler yazmış, çok değerli kitaplar hazırlamış, davası uğruna her şeyini hiç etmiş biri olarak biz bu yüce şahsiyeti nasıl anmayalım ?

Türkçülük ülküsünü yükselttiği için mi ?
Davası uğruna her şeyini feda ettiği için mi ?
Kimsenin yazamayacağı kuvvette ve bilgide romanlar yazdığı için mi ?
Kür Şad’ı bize kazandırdığı için mi ?
Osmanlı tarihi için çok değerli ve kıymetli eserleri çevirdiği için mi ?
Yazdığı keskin ve güzel şiirler için mi ?
Şeref dolu bir ömrü bize bir örnek bıraktığı için mi ?
1944’te işkence görmesine rağmen bir adım geri gitmediği için mi ?
Değerli ülkü adamları yetiştirdiği için mi ?
Vatanımızdaki ihanetleri korkusuzca gösterdiği için mi ?
Geleceği analiz ederek bize bildirdiği için mi ?

Söyleyin hangisi için teşekkür edelim yolbaşçıya? Sayamadığım aklıma gelmeyen bir sürü neden var. Bu yazı Hüseyin Nihal Atsız’ı anlatma yazısı değildir. Onu anlatmak bir yazıyla veyahut bir kaç yazıyla olmaz. Ancak bir kitap yazılırsa belki hakkı teslim olmuş olur.

Her yönüyle Atsız bize örnek bir kişiliktir. Bizde onun gösterdiği yoldan gitmeye yemin etmiş gençler olarak yolbaşçımız gibi çalışmayı kendimize şart biliyoruz.

O son yüzyılın gördüğü büyük adamlardan biridir. Mücadelesi eşsiz denebilecek kadar tavizsiz ve şeref doludur ki seven sevmeyen herkesi hayran bıraktırır.

Vefatının 41. yılında onu özlemle sevgiyle anıyoruz…

Aynı zamanda yaşayamamaktan kahroluyoruz. Tanrı son nefesimizi alana kadar onun yolundan gitmek dileğiyle.

Şerefliler taviz vermez, şerefin tavizi yoktur!

Yazımızı site yöneticilerinin yazdığı şiirler ile bitirelim.

Yolbaşçının Ardından

Sızlattın gönülleri, Türkçülerin efendisi
Uçmağ’a varıp gittin, Aralık’ın bir gecesi
Ömürler bitse de, davamız hep sürecek
Elbette bir gün, Bozkurtlar dirilecek

Herkes’in dudağında, bir Nogay Türküsü
Sonunda gerçekleşiyor, büyük Turan Ülküsü
Kutlu gün geldiğinde, yağız yer delinecek
Irkımın düşmanları, içine gömülecek

Hep izinden gidiyor, Atsız Bey’in talebesi
Meselemiz Türkçülük, yoktur bundan ötesi
Başbuğların’ın izinden,Genç Atsızlar koşacak
Türk ırkı yeniden, çağ açıp kapatacak
-Karakeçili

Yolbaşçıya Ağıt

Hüzün doldu bir Aralık günü
Üzdün sevdiklerinin tümünü
O gün Tanrı Dağının düğünü
Bu gelen kutlu yolun düşkünü

Kavuştun özlediğin Kür Şad’a
Kutlu yolculuğunun sonunda
Çektiğin çilelere doyup da
Huzura vardın bizi koyup da.

Ömür boyu çektiğin bu acı
Olsun bize bir savaş sancağı
Ondan boyadık biz bu sancağı
Yılmamak için seçtik siyahı
-Türkmen

Aziz hatırasına, ısrarla ve tükenmeyen saygıyla…

TANRI TÜRK’Ü KORUSUN!

Yorum Yap

Yorum yapmak için lütfen Giriş yapın.