Eğitim Sistemi

Eğitim Sistemi Nasıl Olmalıdır ?

Eğitim sistemi sorunları hakkında tespitte bulunabiliriz.Bu tespiti ben siz o yapabilirsiniz.Ama işte klasikleşen sorunları ha bire söyleyen, aynı şeyi papağan gibi tekrarlamak ile sorunlar çözülmez arkadaşlar.

Karakeçili kandaşımın yazısı bu konuda özgün güzel ve kısa bir yazıdır ve olayın özetidir.Ayrıca güncel olaylar hakkında da bir kaç noktaya çok iyi değinmiş.

Yazıyı görmeyenler için ;

Eğitim Sistemindeki Temel Sorunlar adlı yazıyı okuyunuz.

Eğitim sistemindeki sorunlar kendini çoktan açık etmişken neden bu sorunlar düzeltilmiyor ?.

Lafı uzatmanın anlamı yok.Eğitim sistemimiz sorunlu bizim.Bu sorun kendini uzun yıllardır belli ediyorken neden çözülmüyor ?

Bunun hesabını yöneticiler vermesi gerekirken, halkımız aynı yöneticileri yol yaptığı için şakşakladığı için bu konularda hesap verme işlemini atlıyorlar.

Yahu bir ülkenin ayakta durması için belli başlı yerler vardır onlarda sorun oluşursa ilk olarak onları düzeltmek gerekir.Görüyorum ki anlaşılan o bizim sistemde bir sorun olursa yöneticiler daha nasıl bozabiliriz diye düşünüyorlar.

İlköğretimden Orta öğretime kadar ezberden başka bir şey öğretilmiyor.Yaptır ezberi çocukları sok sınava.Milleti ezberci sisteme alıştırıyorsun sonra Liseye geçiş üniversite sınavlarını da pratiğe dayalı soru çözmeye göre yapıyorsun.

Siz şimdi bunu kasıtlı mı yapıyorsunuz ? Yoksa yanlışlıkla mı oldu ?.Kandırıldık edebiyatını şu tarafa doğru yapın biz yemiyoruz!.

Bizim eğitim sisteminin yaptığı en iyi şey milletin yeteneklerini çok iyi köreltiyor.

Müziğe yetenekli birine müzik hariç her şey gösteriliyor.

Programlamada çok iyi işler yapacak yetenekli çocuk 12. sınıfta  zar zor programlama görüyor.12. sınıfa kadar ilgisini çekmeyen ya da ilerde alakası olmayacak şeyler ile meşgul olmuş.

Günde 7 8 saat ders göstermek ile çocukları derse itmiyorsunuz, daha çok uzaklaştırıyorsunuz.

Eğitim yetenek üzerine olmalı.

İlk önce anaokulundan başlayalım.

Anaokulu para harcatır çocuğunuza bir şey kazandırmaz, çocuğunuz oyunlara daha çok bağlanır.Ana okulunun bir yararı görülmemiştir.Aileler çocukları okula hazırlasın diye göndermektedirler.Aslında bu görevler ailenindir.

Baktılar ki iyi sermaye sağlayabiliriz, anaokulu para tuzağından başka bir şey olmadı.

Madem okula hazırlayacaksınız.Ana okulunda yapılacak şey çocuklara yüksek disiplin aşılamaktır.Bunun aksi her hareket ileride  zararını göreceğimiz şeyler olacaktır.Yüksek disiplin oluştururken öğrencilerin yetenekleri ortaya çıkartıcak çalışmalar yapılmalıdır.

Anaokulunun görevi çocuklara yüksek disiplin aşılamak ve yeteneklerini belirlemek olmalıdır.

Yinede tam belirlenmemiş olabilir.1. sınıfa başlayacak çocuklar için kusursuz bir yetenek tespiti olmalıdır.Bu yetenek tespiti sayesinde eğitime başlayacak her çocuğun yeteneği ortaya çıkar.

Ve  gerisi ise çocuğun yeteneğine göre olmalıdır.

Grup grup eğitim müfredatları olur.

Müzik yeteneği olanlar 8 yıl müzik üzerine güzel bir eğitim alırlar.8 yılki başarılarına göre liselere yerleşirler.Lisede Aynı şekil 4 yıl boyunca eğitim alırlar burda ki başarılarına göre de üniversiteye giderler.4 yılda orada eğitim görürler başarılarına göre de oradan işlere yerleşirler.

Yani bu sayılar kimi meslekler için çok kimisi için azdır.Mesela şahsımın görüşü müzik yetenek eğitimi alacak bir kişi için 16 yıllık eğitim çoktur.Günde 4 5 saat ile bu eğitim 10 yılda tamamlanabilir.Mesleğe atılma yaşına kadar da çeşitli tecrübeler edinmek için staj çalışmaları yapar.

Sözün kısası kişinin yeteneği belirlenir.Bu yeteneğe göre yapacağı işin zorluğuna göre eğitim yılı belirlenir.Mesela müzikçiler için 10 yıl yeterken elektrik elektronik alanında yetenekli kişi 16 yıl eğitim görebilir.Bu mesleklere göre değişim gösterebilir.

Eğitim sistemi günde 4-5 saati kesinlikle geçmemelidir.Fazlasının hiçbir yararı olmuyor ancak bize zarar olarak dönüyor.

Sınavlar kesinlikle ama kesinlikle ezber üzerine olmamalıdır.Pratik beceriye dayalı olmalıdır.

Bir kişinin işine yarayacak bir bilgi öğrenilir ezberlenir.Ama ezberci sistem derken bir müzikçinin fizik formülü ezberlemesini kast ediyoruz.

Meslek liselerine giden kişilerin staj çalışmaları verim arttırılmalıdır.Stajyer öğrenciler fabrikalarda işçi olarak kullanılmamalıdır.O öğrenciler geleceğin yöneticileridir.Büyükleri öğrenciler ile tecrübelerini paylaşmalıdır.

Ayrıca hangi yetenek olursa olsun hangi müfredat olursa olsun.Çocuklara Türkçülük ve milli şuur aşılanmalıdır.Atalarımızın gerçek tarihi anlatılmalıdır.Bir Türk hiç bir şey olamasa bile bu bilgi ona lazımdır.Bu milli şuur ve Türkçülük ve de Atalarımız geçmiş tarihimiz kesinlikle anlatılmalıdır.Bu tedavi şeklini kabul etmese bile zorla uygulanmalıdır.Çünkü hastalığın kurtuluşu olarak doktor tarafından tespit edilmiştir.Hasta bu tedaviyi red etsede uygulanmalıdır.

Böyle bir eğitim sistemi sistemdeki sıkıntının çoğunu giderecektir.

Geri kalan sıkıntıyı da kişileri iş yerine yerleştirirken başarısına ve soyuna bakarak yapılmalıdır.

Türk soyundan olmayan Türklerin vatanın idaresinde söz hakkı kesinlikle olmamalı.

Şu işlemleri yapmak zor olmamalı.Ama kimsenin işine gelmediğinden bu fikre dayalı şeyler bile yok ediliyor.Her geçen gün böyle bir değişiklik olmaması ile nesilleri kaybediyoruz.Öğrencileri cehalet ile baş başa bırakırsak solcu diye geçinen vatan hainlerin kucağına düşüyor.Terör örgütlerinin beslendiği en büyük noktada cehalettir.

Eğitim sistemini halletmek ile terör eğitimini ve ülkenin kalkınmasını halledebilirsiniz.Bunlar iç meselelerdir kimse karışamaz.Gün gelecek inanıyorum ki yürekli bir Türk yönetici bu emri vericek geriye kalan nesiller kurtulacaklardır.

O gün gelene kadar Tanrım ırkımı cehaletten koru.

İbrahim ÇAPAR

İbrahim ÇAPAR

Türkçü-Turancı. Çeşitli mühendislik ve bilim alanlarında Türk uğruna savaşmayı hedeflemiş bir Genç Atsız.
İbrahim ÇAPAR

İbrahim ÇAPAR son yazıları (Hepsini Gör)

Yorum Yap

Yorum yapmak için lütfen Giriş yapın.