3.Dünya Savaşı

Dünyaya Hız Katan Şey : Savaş

Savaşın insanlığa, medeniyete yani dünyamıza kattıklarını ele alacağım.

Her şeyin bir  nedeni olduğu gibi bunun da bir nedeni var elbette ki…

Son zamanlarda artan hümanist safsatalar ve savaş düşmanlığı apaçık bu yazıyı yazma sebebimdir.

Disiplin: Şüphesiz ki savaş sanatının bize getirdiği en önemli durumdur

Sadakat:Hun hükümdarı Mete hanın çavuş ıslığı ile bize kattığı en özel durumdur.Bu komutana koşulsuz sadakattan gelir.

Kesinlikle savaş sanatının bize kattığı bir şeydir.

Güven:Bu duygu da Savaş sanatının kazandırdığı bir özelliktir.Savaş alanında kendi silah arkadaşlarına ve komutanlara duyulan güvenden oluşmuştur.Özellikle Türklerde dar alanda sırt sırta verip savaşma örneği çok görülmüştür.Aynı zamanda komutanın verdiği ölüm emirleri de hiç kuşkusuz sorgulanmadan uygulanmıştır.

Dürüstlük:Şüphesiz ki bu duyguyu da bize Savaş Sanatı vermiştir.Komutanın emirlerini dürüstçe uygulayan erler,haber alma konusunda dürüstçe söylenen istihbaratlar bunun temelini atmıştır.Dürüst olmayanlar ise bunun bedelini canıyla ödemiş, böyle olaylara şahit olanlar ise dürüst olmamanın sonucunu görmüştür.

Aşk konusunda bu hususları arıyan bey, ve bayanların konu savaş olunca hümanist safsataları ortaya atması büyük bir acizliğin belirtisidir.

Bu duygular şüphesiz ki savaşlar sayesinde keskinleşti, insanlar bu duyguları savaşta ölümle yan yana tattı.

Şimdi bir de teknoloji kısmına geçelim.Geçmeden önce belirtelim kullandığımız teknolojinin %99’u savaşta üstün olmak, kazanmak için üretilmiş.Bütün teknolojileri kullanıp da Savaş düşmanlığı yapan gereksizlere duyurulur.

Uzaktan haberleşme teknolojisi savaş durumunda askerlerin uzak noktalardan durumları öğrenmek isteğinden gelir.

Telsiz,telefon ve bilgisayar teknolojileri savaş durumunda ilk olarak komutanların ya da birliklerin birbirleriyle haberleşmesi amacı ile kullanılmıştır.

Bilgisayar teknolojisi internet protokolünü doğurmuştur.Bunun altında da haberleşme isteği yatmaktadır.

Savaş durumunda haberleşme isteğinin doğurduğu teknoloji şuan tüm dünyada aktif olarak kullanılıyor ve kullanım yaşı çok aşağılara düşmüş durumda.Bu getirilerde şüphesiz savaş sanatıyla olmuştur.

Hatta uzay araştırmaları bile savaş durumunda üstün olmak için yapılmıştır.Uzayda bir madde ya da yeni bir teknoloji buluruz umuduyla yaşadığımız dünyanın dışına çıkılmış çeşitli araştırmalar yapılmıştır.

Sözün özü teknoloji arayışı Savaş durumlarında üstün olmak, savaşı kazanmak içindir.

Savaş Sanatına düşman olurlar ama savaş sanatının doğurduğu teknolojileri kullanırlar.

Savaş Sanatına düşman olurlar ama savaş sanatının insana kazandırdığı duyguları önemser.

Bu kısmı halletiğimizi düşünerek diğer bir yalana gelelim.

Atatürk’ün zemin ve zaman icabı olarak, sırf o devir için söylediği “ yurtta sulh, cihanda sulh” sözlerini, ebedi düsturmuş gibi benimsemiş görünen kişiler savaş düşmanlığı yaparak, savaşların gereksiz olduğunu ve artık olmayacağını söylerek Askerlik mesleğinin bırakılması gibi bir çok istekleri vardır.

Diğer büyük ülkelerde nükleer silah var iken Türkiyede olmaması bu siyasetin neticesidir.Birleşmiş Milletlerce kabul eden yasaya göre nükleer silah kullanmak, kimyasal silah kullanmak yasaktır.

Ama buna icabeten amerika rusya ingiltere gibi ülkeler bu silahları ellerinde çokca bulunduruyor, bulundurmak bir kenara bu teknolojiyi geliştirmek istiyorlar.

Madem kullanılması yasak olduğu milletlerce kabul edilmiş, ne diye bu ülkeler bu silahları elinde bulunduruyor ?.

Madem ki bu insanlığa zararlı bir teknoloji, o zaman yok edin gitsin.

Savaş uçaklarından tutunda tanklara piyade tüfeklerine kadar geliştirme çalışmaları çoğunluk ülkede sürüyor.Madem barış barış diye her yerde dolaşıyorsunuz yok edin gitsin.

 

Yok edilmez etmek istemezler.

Çünkü bunları yok etmek isteseler önce ülkelerdeki terörizmi bitirmeleri gerekir.Terörizmin etinden sütünden faydalanan devletler niye bitirsin ki ?.

Savaş asla hükmünü yitirmeyecek dünyanın baş kurallarından biridir.Ne kadar barış masallarıyla geri de kalmak istense de Savaş Sanatının duayeni olan Türk ırkı içindeki cevheri elbetteki fark edecektir.

Ayrıca Çanakkale savaşında savaşta teknolojinin üstünlüğünün de geçmediğini , bizzat bizim atalarımız orada destan yazarak tüm milletlere haykırdılar.İşte savaş da gökten şunlar indi sarıklı kişiler saldırdı gibi masallar Türkten tokatı ağır yemiş kişilerin uydurduğu safsatalardır.

 

Bu durumda Türk ırkının yapması gereken biricik şey özüne dönmektir.Bizlerin ne kadar savaşçı bir ırk olduğumuz okullarda milli bilinç olarak anlatılmalıdır.Bunun sonuncunda Mühendis kandaşlarımız gece gündüz demeden savaş teknolojisi üretmesi şarttır.

Hiç bir şey olmasa bile, bir gün üstümüze üstün teknolojiler ile saldırırlar ise o zaman kim olduğunu atalarının neler yaptığını hatırla!.

Yok sayıp sen de bu ruhsuz sürüyü.

Kılavuz yap ebedi Gök Börü’yü

 

Bizim biricik görevimiz Türk ırkına yararlı olabilecek her şeyi ırkımıza kazandırmaktır.

Bu yolda ömrünü harcamayı kafasına koymuş kardeşlerime, arkadaşlarıma abilerime ve bütün büyüklerime başarılar dilerim.

Ne Amerika Ne Rusya Nede Çin için

Her şey TÜRKLÜK İçin.

Son sözüm olarak bilge yolbaşçı Atsız Beğ’den 2 dize ile bitireyim.

Tabiatın yürüyüşü belki yavaştır;
Hız verecek biricik şey ona savaştır!

Türk ırkına sevgilerimle

-Türkmen

İbrahim ÇAPAR

İbrahim ÇAPAR

Türkçü-Turancı. Çeşitli mühendislik ve bilim alanlarında Türk uğruna savaşmayı hedeflemiş bir Genç Atsız.
İbrahim ÇAPAR

İbrahim ÇAPAR Son Yazıları (Hepsi)

Yorum Yap

Yorum yapmak için lütfen Giriş yapın.