Dizi Zihniyeti

Dizi Zihniyeti Ve İzleyici Kitlesi

Bugün yaşadığım ve gördüğüm bir kaç olaydan çıkarımlarımı tamamlamış oldum.Bunun üzerine Türk ırkına yararlı olma savaşında emin adımlarla giderken iki kelam yazı yazmak istedim.

Televizyon kanallarında oynayan diziler önemli bir yer teşkil ediyor.Niye bu kadar önemli yer teşkil ettiğini anlatayım.Sizi diziyi izlemeye iten şey zihniyettir.Bu yüzden bu konu fevkalade önemlidir.

Televizyonu ne zaman açarsanız açın mutlaka herhangi kanalda herhangi bir dizi görürsünüz.Dizilerin sürekli tekrar edilmesi, bir çok dizinin olması gibi etkenler televizyonu hiç açmayan bakmak için kısaca açan bir kişi için , yada çok az bir vakit için açan kişi mutlaka  bir diziyle karşılaşacaktır.

İlk etken : Merak

Bir diziyi izlememizde ki ilk neden merak güdüsüdür.Bir  dizinin tanıtım izletisini görürsünüz ve filmde neler olacağını merak eder diziyi izlemek için sabırsızlanırsınız.Ya da kanalları dolaşırken bir diziyi ortasında görürsünüz o an ilginizi çeken bir sahne gelir dizide neler olup bittiğini öğrenmek için merak eder izlersiniz.

Merak duygusu saf ve herkes de olan bir güdüdür.

Merakınıza yenilebilirsiniz ama gördüklerinize yenilmeyin!

İkinci etken : Zaman geçirecek aktivite

Bir insan yorulduğunda dinlenmek ister.Dinlenirken de bir şeyler izlemek gerçekten de güzel olduğunu düşünür.Yorgun olan bir kişi için koltukta yatıp dizi izlemek vazgeçilmez ve lüks bir aktivitedir. Aslında burada iş yorgunluk filan değildir.Burada iş zaman geçirecek aktivitedir.Yararlı bir şey yapmak için bir şeyler aramak içgüdüsel olarak zor gelir.Sizde zamanınızı sizi  yormadan dinlendirebilen eh az da ilginizi çeken görselleri izleyerek geçiriyorsunuz.Yorgunluğunuza yenilmeyin!.Şuan ülkede da değiştirilecek bir sürü soysuzluk,yanlışlık,adaletsizlik vesaire çok iken bize yorulmak düşmez.

Yüreğinizi karakterinizi boş vakit geçirmekten eğlenir hale getirmeyiniz!.Bilinçli Türk gençliği bu denli büyük bir hataya düşmemelidir.Çeşitli nedenler ile düştü ise de hızla bu hatadan kurtulması şarttır.Bilinçli Türk gençleri itfaiye eri gibi memleketin yanan yerlerine su taşırken elbetteki yetersiz kalıyoruz.Ama canla başla ve eşi benzeri olmayan manevi duygular ile savaşıyoruz.Bu vatanın diğer sahibi olan Türklere çağrım şudur ki :

Rejim değişebilir, devlet değişebilir, vatan da değişebilir ama bizim değişmez tek gerçeğimiz Irkımızdır. Ey Türk düşün, taşın ırkın için çalış!

 

Bu 2 etkeni yeterince açıkladığımı düşünüyorum.Dizilere bağımlılık ya da dizi izleme gereksinimi başka etkenlere de bağlanabilir.Bunlardan hatrı sayılır bir etken de çevrenin o diziyi izlemesi ve senin o dizi hakkında bilgin olmamasıdır.Bu sebep ile kaç kişinin sıfırdan başlayıp dizi serisi bitirdiğine şahit oldum.Hatta sadece dizi ile de bağdaştırmak doğru olmaz film için de aynı şey söz konusudur.2 kişi bir dizi ya da film hakkında konuşur eğer senin haberin yoksa muhakkak o dizi serisini izler o filmi ezberlersin.

İyice incelendiğinde daha küçük ya da büyük etkenler saptayabiliriz.Ama  bu konuda öneme sahip etkenleri ele aldık.

Şimdi birde başka konuya değinelim.

Bu konu dizilerde oynatılan, anlatılanlardır.

Bir Türk genci umutsuzsa umut dolu bir diziyi nefessiz ve aralıksız izler.

Bir Türk genci aşk konusunda şansı yaver gitmediyse aşk dolu bir diziyi nefessiz ve aralıksız izler.

Bir Türk genci mahallede kavgadan çok hoşlanıyorsa kavga dolu bir diziyi nefessiz ve aralıksız izler.

Bir Türk genci sözünün geçmesini isteyen hayaller kuruyorsa mafya dolu bir diziyi nefessiz ve aralıksız izler.

Bir Türk genci iyi bir eğitimle ilgili hayaller kuruyorsa zenginlerin parayla aldıkları eğitim dolu diziyi nefessiz ve aralıksız izler.

Bir Türk genci bilinç  altına yerleştiren şiddet olayları yüzünden ölüm dolu diziyi nefessiz ve aralıksız izler.

Bu örnekler çoğaltılabilir.Bir Türk genci ne yönden eksikse , dizilerde bunun uç noktaları verilir ve böylece Türk genci o diziyi görürse ya da haberi olursa bitesiye kadar izler.

Mesela cinselliğin her yerde dolup taştığı bir toplumda bu giysilere davranışlara ve ahlaka yansır.Bu toplumda yaşayan Türk genci hayatı cinsel hazdan ibaret sanabilir.Cinsel haz için harama yani  zinaya  başvurur.Ve bunu bir çok kişiyle yaşamak ister.Ve bunu çok iyi bir şey olarak görür.Ama bazı kişiler de günah olmasın da ister.Hem yapayım hem günah olmasın mantığı yani.Günahtan çekiniyor ama yapmakta çok istiyor.Böyle diziler izlemeye devam ederse yapma  isteği ağır basacaktır.

Sen de bu olanları bir dizi yaparsan ve dizide tüm olanları çok normal şekilde anlatırsan hem Türk genci onu kesintisiz izler ve örnek alır öyle davranışlar yapmaya başlar.Ve günahı umursamaz.

No:309 diye bir dizi var denk geldi bir kaç “kesit ” izledim.Bu diziye birde Türkçü bakış açısından bakalım.

Tanımadığın bir kişi ile bir gece alkolün etkisinde yatıp ertesi gün koynunda uyanılması normal bir olay olarak anlatılıyor.

Başka birinden hamile kalmak  normal bir olay gibi anlatılıyor.Tabi bunu insanlar anlamasın diye süslüyorlar ama bilinç altına yerleştirilen düşünce bu.

Hem birisini hamile bırakıp hem de başka birisiyle sevgili olmak çok normal şekilde aktarılıyor.(Çok eşlilik).

Bir takım kişilerin de mal peşinde çevirdiği entrikalar da dizinin çeşnisi olmuştur.

Bu dizi  aralıksız izlemeyen bana bile bunları göstermiştir.Dikkatle takip olunduğunda kim bilir neler vardır.

Bu diziyi takip eden gencin, kişinin, yaşlının normal bir ahlak seviyesinde kalmasını beklemeyin.

Yukarıda Türk genci kendinde ne eksik var ise yada hayalinde ne var ise dizide onu görürse kesintisiz izler diye bir anlatım yaptık.Şimdi bunu azıcık açalım.

Kavgayı iyi bir şey sanan genç mafya olmak için hayaller kurar ağır abi şeklinde takılmak hoşuna gider.Tabi bunun aklına sokan diziyi nefessiz izler.Ama izlediği dizide tek bu yoktur.Yalancılık,dolandırıcılık,ahlaksızlık,öldürme derecesine varan şiddetsel  davranış vardır.Kişi bir konun eksikliğinden ya da hayalinden bir  diziyi izlerken bir çok soysuzluk ya da yanlış davranış kazanabilir.

Dizi ve film sektörünün olması gerektiği kısmı tarif etmeden konuyu şöyle bir özetleyelim ki sadece burayı okuyan kişi bile sorgular ve doğruyu görür hale gelsin.

Dizi ve filmler,şiddetsel olayları(adam yaralama,adam bıçaklama),dolandırıcılığı,yalancılığı vesaire gibi karakteriksel ve ahlaksal davranışları normal gibi göstermeye çalışır.Siz  de kendinizi etkilenmekten alamazsınız.

Zararınız hem yararlı işler yapabileceğiniz zaman çöpe gider ve yanlış davranışlar kazanırsınız.

Bu işe kopma konusunda yardımcı olacak iki, üç söz de yazalım.

Kişi kendi hayalini, ya da eksik olduğu yönü bilirse  bu  eksikliği ve hayali gerçekleştirmeye yönelik çalışsın, dizi izleyerek tatmin olmaya değil.

Ahlaksızlığın özenilecek bir yanı yoktur.

Çok eşlilik soy kavramını ortadan kaldıran şuan batıda yaygın olan rezalet bir şeydir.Soy bilinci yaşayan gençler dikkat edin!.

Mafya olmak iyi  bir şey değildir.Unutmayın mafyalar büyük işler  döndüren kişilerin piyonudur.Mafyaya uyuşturucu dağıttırırlar haraç kestirirler adam öldürür ve yaralatırlar.Bu işten menfaat sağlayan kişi piyonlarına teşekkür olarak para verirler.Birisi  bu işi yaparken ölse menfaat sağlayan adamın umrunda olmaz.İşe yaramayan bir çok kişi var ki parasıyla yenisi bulur.El ayak öpersiniz birilerinin köpeği olursunuz.Şerefli adam bu davranışlara katlanamaz zaten.

Önemli iş yapmak isteyen kişi çevresinde gördüğü yanlışları açıkça söylesin!

Ne toplumun baskısı ne de başkalarının bakış açısını önemsemesin.Şuana kadar bildiğim kadarı ile hiç bir şekilde yararlı bir dizi çekilmemiştir.Ya cinselliği (bunuda aşk şehvetin biraz ileri boyutu olarak koyuyorlar yani pembeliği aşınca  bir siyahlık) ya dolandırıcılığı,ya  yalancılığı,ya çalmayı çırpmayı normal olaylar şeklinde göstermeye çalışıyorlar.Hatta bir ara üniversite sınavına girecek gençler sınav soruları çalıp haksız kazanç sağlıyordu.Sonra yetişkinler çocuklarında bu isteğin neyden peydah olduğunu  düşünür.

Aklı olan  televizyon izlemez!

Bir Türkün  görevi bu tür yanlış davranışları içeren tüm dizileri ve filmleri kesinlikle izlememesidir.Hatta çevrenizdekileri sorgulayın neden izliyorsun diye.Mutlaka aşkı güzel  anlatıyor ya da işte mafyalar böyle hoşuma gidiyor ya da cinselliği hoş gösteriyor gibi  cevaplar verir.Bu cevabın içindeki yanlışları onlara açıkça gösterin.Anlamıyorsa bırakın Atsız beğ’in dediği gibi “Onlarsa belâlarını bulacaktır. Sen vakit kaybetmeden bir baltaya sap olmaya çalış.”

Sorunları nedenleri nasıl olduğunu dilimiz döndüğünce açıkladık.Şimdi kısaca  bu sektörün nasıl olması gerektiğini değerlendirip yazımızı bitirelim.

 

Dizi ve film sektörü ahlaksızlığı ve yanlış davranışları allayarak boyayarak bize satıyorsa aynı şekilde tarih bilincini de aynı şekilde yapmalıdır.Yalnız şu farkla ki bizim tarih bilincimizde yanlış bilgiye ihtiyaç yoktur.Tarihsel olayların kurgu ile birleştiği nokta da dizi ve filimler çekilmeye başlanırsa  Irk o konudan da kalkınır.Tarih bilinci çok önemlidir.Hiç bir şey bilmeyen bir kişi sadece televizyon izlese bile bazı şeyleri merak ederek araştırabilir hatta kitap bile okuyabilir.Niye zararlı şeyler içeren sektör olsun ki adam olsun böyle yararlı işler yapsın yeter.

Kürşadın ihtilalini

,Timur-Bayezid anlaşmazlıklarını,Şah İsmail ve yavuz sultan selim arasında  geçen olayları insanlara Şah da bizim Yavuz sultanda Timurda bizim Yıldırım Bayezid’de dedirterek sevdirecek şekilde olmalıdır.

Barbaros Hayrettin Paşa,Sakallı Nurettin Paşa,Nurettin Kıllıgil,Enver Paşa,Bumin Kağan,Uygur Hükümdarı Bayan Çor gibi gibi

yakın tarihimiz ve uzak tarihimiz yani  bütünüyle tarihimiz böyle şahsiyetlerle dolup taşmaktadır.

İnsanlara bunların bilincini aşılamak varken niye yanlış davranış ve soysuzluklar aşılanır ?

Yazımızı bitirirken yukarıda ki sorunun cevabını verip bitirelim.

Yabancı devletler Türk’ün kalkınması istemez de o yüzden.Boş işlerle uğraşsın, yararı olmayan şeyleri takip etsin,Zamanını çöp etsin yeni şeyler bulamasın,Hatta mafyacılığa özendirerek mafyada kişinin ölmesi bizim iyiliğimizi istemeyenler için(ki isteyen türk harici ırk yoktur) velinimettir.

O yüzden boş işlerle eksilmeyelim!

Boş şeylere vakit kaybetmeyelim!

Beynimizi ve bilincimizi sağlam, sağlıklı ve ahlaklı tutalım!

Yeni şeyler araştırarak ırkımıza katkıda bulunalım!

Benim amacım okuyacak kişileri yazımda bilinçlendirmek ve çevremdekileri uyarmak.Okuyucunun da görevi doğru bilinci kazanarak çevresindekileri bunun ışığında uyarmak!

Türk ırkına şöyle yararlı olucam böyle iyi işler yapıcam diyenlere ve fırsat verilmiyor diye ağlayanlara duyurulur!

Alın size fırsat.Irkımızın bilincini kurtarsanız çok büyük bir işe hizmet etmiş olursunuz.

Fırsatı değerlendirmekten çekinmeyecek olan kandaşlarıma selam olsun!

Görev bilinci yaşıyan Türklükten, Türkçülükten ayrılmayan kandaşlarım asla umutsuzluk sarmalına düşmeyin.

Unutmayın İnançlı ve bilinçli bir dava  adamı karşısında duracak ordu,silah,nükleer silah ya da kısaca hiç bir kuvvet yoktur.

Selam size! Üstünüzde bütün bakışlar,
Bir gün olur,tarih sizi elbet alkışlar!

 

-Türkmen

 

 

İbrahim ÇAPAR

İbrahim ÇAPAR

Türkçü-Turancı. Çeşitli mühendislik ve bilim alanlarında Türk uğruna savaşmayı hedeflemiş bir Genç Atsız.
İbrahim ÇAPAR

İbrahim ÇAPAR Son Yazıları (Hepsi)

  1. Karakeçili

    Varol Kanım. Bu arada değinmek isterim ki , bu diziler dinimize olduğu kadar , örf ,adet ve töremize de uygun değildir.
    “Kaçamak masum aşk(!)” adı altında bizi milli geleneklerimizden uzaklaştırmanın mantıklı bir açıklaması olamaz. Aklı başında biri zaten bunu onaylamaz.
    Bizler Türk halkı olarak batı özentisi değil batının iyi yönlerini bünyemizde barındıran bir ırk olmalıyız. Medeni(!) olmak için gavatlığa özenmek ile Müslüman olmak için araplığa özenmek arasında bir fark yoktur.
    Sözlerimi bitirirken son Başbuğ Mustafa Kemal’den bir alıntı paylaşmak istiyorum.

    “”Biz Batı medeniyetini bir taklitçilik yapalım diye almıyoruz. Onda iyi olarak gördüklerimizi kendi bünyemize uygun bulduğumuz için, dünya medeniyet seviyesi içinde benimsiyoruz.”

Yorum Yap

Yorum yapmak için lütfen Giriş yapın.