Çiğ Köfte Karmaşası

Doğadaki her şeyi gözlemleriz.Bu gözlemlerin bizi mükemmelliğe götürdüğünü anlar ve yaşarız.Dünya dediğimiz tam yuvarlak olmayan bu nesnede doğanın tamamını çözdüğümüze yaklaştığımızı hissettik ki,artık yeni gözlemler için bu mavi kürenin dışına,çok uzaklara çıkmaya başladık.Mavi kürenin içindeki gözlemlerin sona yaklaşması,yeni gözlem alanları yarattı ve bize uzayın sonsuz kapısını açtı.

Ben de doğadan eksik kalmış bir gözlemi yaparak bu çalışmaya katkıda bulunmak istiyorum.Bu gözlemim bir yiyecek üzerine.Başlıktan da anlaşılacağı üzere bu yiyecek,çiğ köfte.

 

Çiğ köfte içindeki besin değerleri olarak ve yapıldığı maddelerden kaynaklı insana acıktırma hissi veren bir yiyecektir.Ülkemizin ağırlıklı olmak üzere doğu ve tüm bölgelerinde bunu görebiliriz.Herhangi bir restorana gittiğinizde yemekten önce meze olarak adlandırdıkları yiyeceklerin içerisinde çiğ köfte getirirler.Bunu getirmenin amacı nedir ? Ağzın tatlanması ya da çiğ köfte besinini almak mı ?
Ben cevap vereyim,hayır.

Bunun nedeni insana açlık hissi yaratarak daha çok yemesini sağlamaktır.Hem yapılış itibariyle hem kullanılış nedeniyle çiğ köfte buna en uygun yiyecektir.

Çiğ köftenin insanlarımızda sevilmesi,çiğ köfte piyasasını arttırmış ve çiğ köfte satan dükkanlar artmıştır.Çiğ köfte satan dükkanlar zamanla dürüm çiğ köfte tarzı yiyecekler hazırlamaya başlamış iş iyice gelişmiştir.

Tabi burada hiç kimse var olan karmaşayı çözdüğünü hissetmiyorum.O yüzden dile getiriyorum.

Çiğ köfteyi dürüm şeklinde yiyecek halinde hazırlamak ve insanların bunu doymak için yemesi büyük bir karmaşadır. Çiğ köfte açlık veren bir besin iken dürüm tokluk veren bir maddedir.Kabul ediyorum dürüm çiğ köfte son derece lezizdir ama böyle bir karmaşaya sahiptir.Hem açlık ve hem tokluk hissini bir arada veren maddenin bu kadar leziz olması gerçekten şaşırtıcıdır.Ve kimsenin buna şaşırmadan uzun süre böyle gelip gitmesi bir doğal döngüdür.

Diyeceksiniz ki bu doğal bir döngüyse,bu hayatımızın neresinde vardır ?

Şöyle açıklamak gerekirse,bugün kime sorarsanız sorun eğitim sisteminin en iyi olmasını istemektedir.En yetkiliden en yetkisize kadar.Herkes ekonominin en iyi olmasını istemektedir en yetkiliden en yetkisize kadar.Herkes silahlı güçlerimizin en iyisini olmasını istemektedir,herkes kültür politikalarımızın en iyisini olmasını istemektedir,herkes teknolojimizin en iyisi olmasını istemektedir.Bu liste uzar gider…

Dürüm çiğ köfteyi doymak kastıyla yiyen herkes,sistemlerimizin en iyi olmasını isteyen herkestir.

Ancak en iyisi olması için bir çaba harcamamakta ve bu sistemi kötüleştirene karşı sesini çıkarmamaktadır.

Yani açlık hissi veren besini,doymak için yiyen insan tepkisizliği(nötrlüğü) ile her şeyin en iyisi olmasını isteyip çabalamayan ve sessiz kalan insan tepkisizliği (nötrlüğü) aynıdır.

Her şeyin en iyisi olmasını isteyen insanın tepkisiz kalması kolay fark edilir ve tepki çekebilir bir durumdadır.Ancak açlık hissi veren çiğ köftenin doyma amaçlı yenmesi kesinlikle böyle değildir.

Doğadan olan bir gerçeğin yaşamımızda yansımasında bir farkındalık yaratmış durumdayız.Doğanın devinimselliğinden yani döngüselliğinden olsa gerek bu genel algı tepki ve zararlara rağmen düzelmemektedir.

Günümüzde ülkemizin geldiği durum budur.Çiğ köfte dürümü doymak için yiyen toplumun,her şeyin en iyisi olmasını isteyip sessiz kalması normaldir.Böyle toplumda aç kalmak çok normaldir.Dürümün durumu budur.Ben buna kendi gözlemlerimle çiğ köfte karmaşası adını verdim ve düşüncelerimi sizlerle paylaştım

İbrahim ÇAPAR

18 Eylül 2017

İbrahim ÇAPAR

İbrahim ÇAPAR

Türkçü-Turancı. Çeşitli mühendislik ve bilim alanlarında Türk uğruna savaşmayı hedeflemiş bir Genç Atsız.
İbrahim ÇAPAR

İbrahim ÇAPAR son yazıları (Hepsini Gör)

Yorum Yap

Yorum yapmak için lütfen Giriş yapın.