friedrich-nietzsche

Böyle Buyurdu Zerdüşt

Böyle Buyurdu Zerdüşt kitabı Friedrich Nietzsche tarafından yazılmış felsefi bir öğüt kitabıdır.

Friedrich Nietzsche Alman filolog, kültür eleştirmeni, şair ve bestecidir.Din, ahlak, modern kültür, felsefe ve bilim üzerine metafor, ironi ve aforizma dolu bir üslupla eleştirel yazılar yazmıştır.

Nietzsche’nin ebeveynleri Lutherci bir paρaz ve eski öğretmen olan Carl Ludwig Nietzsche ile Franziska Oehler, Nietzsche’nin doğumunda bir yıl önce evlenmişlerdir. Nietzsche’nin bir kız, bir erkek olmak üzere iki kardeşi daha vardır.

Nietzsche’nin babası 1849 yılında beyin hastalığından öldü. Nietzsche henüz 5 yaşında idi. 1 yıl sonra da erkek kardeşi henüz 2 yaşındayken öldü. Sarsıntılı bir hayat geçiren Nietzsche, Bonn üniversitesinde teoloji ve klasik filoloji alanında çalışmalara başladı.

Annesi ve kız kardeşiyle yaşadığı olaylar neticesinde inancını kaybetti. [1]

Çeşitli üniversitelerde filoloji alanında profesörlük yapsa da bağımsız olarak da felsefe yapmayı tercih etti.

Muhafazakar bir ailenin evladı olan Nietzsche inancını da kaybettikten sonra hayatı ve anlamını sorguladı ve bunun üzerine çeşitli eserler verdi.

Böyle Buyurdu Zerdüşt kitabı, onun en çok bilinen, felsefesinin ana kaynağı olarak nitelendirilen kitabıdır.

Kitapta çeşitli konular üzerine düşünüp,insanlara öğüt veren Nietzsche, aslında kendi düşüncesini etrafa yaymak gayesi gütmektedir. Kitabın adında İranlı bir peygamber ismi koyması da düşüncelerini yayma gayesi güttüğünü desteklemektedir.

Çeşitli yaşadığı sağlık sorunlarının düşüncesinde etkisi olduğu inkar edilemez bir gerçektir.

Felsefesinin merkezini oluşturan şey, kişinin coşkun enerjisini sömüren her türlü öğretinin, toplumsal olarak ne kadar geçerli olursa olsun sorgulanarak “hayatın evetlenmesi”dir. Böyle Buyurdu Zerdüşt kitabı da felsefesinin merkezini coşturduğu bir eserdir.

Onun felsefesine göre Tanrı ölmüş ve insanların bundan haberi yoktu. Bunun üzerine düşünceler, sorgular, aforizmalar üreterek etrafa gösterdi.

Böyle Buyurdu Zerdüşt kitabı Friedrich Nietzsche’nin kendi deyimiyle “Yazılmış en yüce kitap, insanlığa şimdiye dek verilen en büyük armağan”dır, bu kitap.

Eser Nietzsche felsefesinin ana yapıtı olarak değerlendirilir.Ayrıca kitap “herkes” ve “hiç kimse” içindir.

Bazı Eserleri;

  • Ahlakın Soykütüğü Üzerine
  • Deccal
  • Tragedyanın Doğuşu
  • Zamansız Düşünceler
  • İnsanca, Pek İnsanca
  • Tan Kızıllığı
  • Messina’dan İdiller
  • Şen Bilim
  • Böyle Buyurdu Zerdüşt
  • İyinin ve Kötünün Ötesinde
  • Wagner Olayı
  • Putların Alacakaranlığı
  • Güç İstenci
  • Ecce Homo

 

Zerdüşt, eşek ayininden sonra mağarasından ayrıldı.Büyük bir kahin olmasına rağmen bugüne kadar kendini takip eden bir gizemin olduğunun farkına varmadı. Mağaranın üst tarafta kalan hayvan yuvalarının orada Mazdek vardı. Mazdek, bugüne kadar Zerdüşt’ü takip etmişti. Zerdüşt, tekrar mağarasından ayrılmasından dolayı yine takibe koyulacaktı.Ancak yorulmuştu.

Oturduğu yerden Zerdüşt’ün  gidişini izledi.Kendisini takip eden kişilerin zayıf ayaklı olmasını isterdi.Böyle Buyurmuştu Zerdüşt.

Mazdek kayaların üstünden otururken yavaşça bir beyaz güvercin geldi yanına kondu. Mazdek onu son anda fark etti. Mazdek onu görünce içinden acaba hangi özgür ruhun silüeti diye düşündü.

Güvercin kısa bir süre baktıktan sonra şöyle dedi:
– Ne saçmaladığınızın farkında mısınız ?

Mazdek donuk gözlerle güvercine baktı, acaba ne demeye çalışıyordu anlamaya çalıştı ve şöyle söyledi:
-Ne demek istiyorsun özgür ruh ?

Güvercin hemen kanatlanacakmış gibi hareket yaptıktan sonra ağzından şu sözler döküldü:

-Sen nasıl kendini fark ettirmeden Zerdüşt’ü takip ettiysen, ben de gök yüzünde uçarken sizi takip ettim. Zerdüşt’ü ip cambazının gösteri yapacağı alandaki konuşmasından itibaren takip ediyordum.Sen de onu takip ediyordun. Neticede kişilerin kendisini takip etmesi için yaşıyordu Zerdüşt.

Mazdek durgun bir yüz ile konuştu:

-Evet, doğru.Böyle buyurdu Zerdüşt.

Güvercin daha fazla dayanamayarak hayatının ilk ve uzun belki de son uzun konuşmasını yapmaya hazırlandı.

-Sizleri takip ettikçe, sözcüklerinizin değdiği ruhları görünce saçmaladığınızı düşündüm. Zerdüşt’ün ruhsal ve fiziksel sorunlar ve ağır travmalar yaşadığı bir gerçek.Sende ondan farklı değilsin. İnsanın yapısını oluşturan bütünsel yapı,sizde yani sende ve Zerdüşt’ta eksik. Siz yürürken ve nefesinizi ruhlara salarken fark etmiyor olabilirsiniz. Ancak günün birinde güvercin olursanız yukarıdan her şeyin daha açık görüldüğünü anlayabilirsiniz. En tanrı tanımaz olan Zerdüşt, tanrının öldüğünü söylüyor.Demek ki yeterince iyi tanımaz değilmiş Zerdüşt. Sen de ahmakça onun düşüncelerine sarıldın, arkasından yürüdün tereddütsüzce. Zerdüşt kendi gibi insanlığın bütünsel parçalarından eksik parçası olan kişilere hitap ediyor. Ancak ne kadar sorgularsa sorgulasın kendisinde eksik, düşüncesinde eksik olduğunu düşünmeyecektir. Çünkü insan bir fonksiyonu yapabiliyorsa onda eksik olduğu konusunda şüpheye düşmeyen varlıktır. Zerdüşt’te düşündükçe eksiğinin farkına varmayacak.

Zerdüşt bir gün ölecek, düşüncesi ondan fazla yaşasa da, düşüncesi de ölecek. Çünkü eksik olan her şey ölür. Zerdüşt Üstinsan’a ulaşamayacak.Çünkü insan aynı zamanda Üstinsandır. İnsan olduğu sürece de Üstinsan olduğunun farkına varmayacaktır. Çürümüş ruh ve düşünceleriniz dünyayı kirletiyor. Bir mikrop gibi bazen en sağlam vücuda bile yayılıyorsunuz. Ancak tüm evrene mikrobunuzu saçsanız bile, hiç bir zaman haklı olmayacaksınız. Çürümüşlüğünüz gün yüzüne çıkacak, bu bir hakikat. Sizin mikrobunuzdan kurtulduğuma göre artık özgürce uçmaya devam edebilirim dedi ve kanatlarını çırparak uzaklaştı.

Böyle buyurdu Güvercin.

[1]Schaberg, William (1996), The Nietzsche Canon, University of Chicago Press, ss. 32.

İbrahim ÇAPAR

İbrahim ÇAPAR

Türkçü-Turancı. Çeşitli mühendislik ve bilim alanlarında Türk uğruna savaşmayı hedeflemiş bir Genç Atsız.
İbrahim ÇAPAR

İbrahim ÇAPAR Son Yazıları (Hepsi)

Yorum Yap

Yorum yapmak için lütfen Giriş yapın.