12 eylül

12 Eylül

12 Eylül 1980.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin ülkede sıkıyönetim ilan etmesi ve yönetime el koyması.Aradan geçen tam 37 yıl.

Milletimizi ilgilendiren ufak,büyük ayırt etmeksizin her türlü olayı anıyor bunlardan ders çıkarılması gerekse ders çıkartıyortıyoruz.Önemli gün ve kişileri de onların ruhlarını yad ederek anıyoruz.

12 Eylül 1980 Darbesi toplumsal bir olaydır.Ve çıkarılması gereken sonuçları barındıran bir durumdur.Böyle bir durum olduğu için üzerinde dikkatlice durmak gerekir.

1980 Dönemindeki Sıkıyönetimin gerekçesi için 1980 öncesindeki zamana muhakkak bakmak gerekir.

Burada ilk bakacağımız şey Komünizmin ülkede tohum atıp yayılmaya başlama sürecidir.Atsız Beğ ve dava arkadaşları bu konuda çok çetin mücadeleler vermiş,komünizmin daha büyük sorunlara yol açmasını engellemişlerdir.Ama ne yazık ki yeterli olamamıştır.Atsız Atanın vefatı ve bireyselliğe dönen Türkçülük inancını kaybetmeye başlamasından Kızıllar bunu fırsat bilmiştir.

Sovyetlerin bu fikir ortamındaki durumu bilmesiyle sol gruplara silah yardımı yapmaya başlar.Belli ki hedeflerinde devrim niyetine yönetimi ele geçirmek vardır.Bu silahlanma,güçlenme ve hainliğin karşısında vatanın geleceği olan bu ülkenin gerçek evlatları karşı koymak istemiştir.

Hiç şüphesiz milliyetçiler bu hainliğe karşı koymak için mücadele etmek onlar gibi silahlanmak istemişlerdir.Ve istemeden ya da bilmeden,farkında olmadan amerikadan yardım almışlardır.

Ülkede iyice artan kargaşa kaos ve çatışma ortamı çığrından çıkmıştı.Bu durumu düzeltebilecek tek yapı da Türk Silahlı Kuvvetlerdir.Bu tetiklenme sonucu mevcut zemin sonucu Türk Silahlı Kuvvetleri yönetime el koymuştur.

Ancak Yüce kurumumuz Türk Silahlı Kuvvetlerinin başındaki Orgeneral ülkeye Cumhurbaşkanı olduktan sonra bir takım yanlış hareketler yapmıştır.Adalet herkesin aynı muameleyi görmesi değildir.

Mesela iki bacağı olmayan bir insanla kısa insan bir yeri görmek istiyor diyelim.Adalet ikisinin de altına bir sandalye vermek değildir.Çünkü iki bacağı olmayan biri o sandalye ile orayı görmeyebilir ama boyu kısa olan görür.Yapılması gereken ikisinin de görmesi gereken yeri görmesini sağlamaktır.

Yargılamalarda böyle yanlışlıklar oldu ve vatan hainlerine karşı vatan evlatlarımız idam edildi.Bilinçli olarak rusya ve amerikadan destek alan kim varsa kesinlikle idam edilmeliydi.Ama işin bilincinde olmayan vatan evlatlarına adalet uygulanmalıydı.Bilinçli olarak rusyadan silah almış solcu ile,nefsi müdafa ile kendini ve ülkesini savunan sağcı bir tutulmamalıydı.

Değerlerimiz olan gençlerimiz “1 sağdan 1 soldan” diyerek asıldı.Bu değerlerimizi kaybedince ve bu tür yaptırımlar olunca kaos ortamı dindi.Ama sorunlarımız hala bitmedi.Sadece kaosu bitirdi diye başarılı bir işlem olarak görmek aptallıktır.

Bu sıkıyönetimin sosyal etkilerini günümüzde hala yaşıyoruz.Kemal Önalır başkanın ifadesiyle “Ahlaklı, uyanık Müslüman değil, biat eden, sorgulamayan asalak yetiştiren din eğitiminin mimarı yine 12 Eylül’dür.”

12 Eylül 1980 Darbesinin tek bir yönden değil bir çok yönden etkisi ve sonucu olmuştur.

Memleketimizin değerli evlatlarını “şehitlerini” rahmetle anıyorum.

Yazımı slogan olmuş su cümle ile bitiriyorum.

Ne sizleri unuttuk,ne kahpe Eylülleri

 

-Türkmen

 

 

 

 

İbrahim ÇAPAR

İbrahim ÇAPAR

Türkçü-Turancı. Çeşitli mühendislik ve bilim alanlarında Türk uğruna savaşmayı hedeflemiş bir Genç Atsız.
İbrahim ÇAPAR

İbrahim ÇAPAR Son Yazıları (Hepsi)

Yorum Yap

Yorum yapmak için lütfen Giriş yapın.